Anasayfa BASINDAN SEÇMELER Iza cae nasrullahi vel feth
 
 
 
                                                                                                               
                                                                                                                                    27 Haziran 2009
 
İzâ câe nasrullâhi vel feth
ve raeytannâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ
fesebbih bihamdi Rabbike vestagfirh innehû kâne tevvâbâ
 
Nasr suresindeki bu mujdeli haberleri dunya gozuyle gormek bizlere de nasib oldu elhamdulillah.
Bugun Regent's Park bolgesindeki Londra merkez Camii'nde duzenlenen bir torenle 36 kisi sehadet getirerek din-i mubin-i Islam ile sereflendi. Yusuf Islam'in da hazir bulundugu bir merasim ile bu yeni kardes ve hemsirelerimizin Islamiyet'i tasdik ve ikrar ettigine biz de sahid olduk. Kalblerimizde tarifi kelimeler ile mumkin olmayan hissiyatla bu surenin manasini bir nebze olsun anlayabildiysek ne mutlu bize.
 
Ilginc olan baska bir hadise de derslere devam eden Davud abimizin anlattiklari oldu. Bu zat gecen sene Kasim ayinda Musluman olmustu. Ilk gorustugumuzde 3 haftadir Musluman olmasina ragmen ogrendigi her yeni seyi tatbik etmeye calisan gayretli bir kardesimizdi. Bundan 2-3 ay kadar once 2 hafta arayla hem kendisinden ve hem birbilerinden uzakta yasayan ikiz cocuklarinin Musluman oldugu haberiyle kendisi de bizler de cok mes'ud olmustuk. 
 
Lakin bu sururumuz bundan 1 ay kadar once buyuk abisinin olum haberi ile de yerini huzne birakti. Kalbimizde aci bir hisle neden o zata da hidayet nasib olmadi diye dusunmustuk. Davud abimizin bize soyledigine gore senelerdir gorusmediklerinden sagligi dahil durumundan pek haberdar degilmis. Isin ilginc tarafi bu abimiz cenaze merasimine gidip vasiyet acilinca basliyor. Okunan vasiyette bu zat 3 sene kadar once Musluman oldugunu ve olumu halinde Islami usullere gore defnedilmek istedigini soyluyor. Bu yeni haber ile derin bir surur hissederken Ustad Hazretleri'nin Meyve Risalesi'ndeki ifadeleri hatirimiza geldi:
Meselâ, senin gayet sevdiğin birtek evlâdın sekeratta ölmek üzere iken ve meyusâne elîm ebedî firakını düşünürken, birden Hazret-i Hızır ve Hakîm-i Lokman gibi bir doktor geldi, tiryak gibi bir macun içirdi. O sevimli ve güzel evlâdın gözünü açtı, ölümden kurtuldu. Ne kadar sevinç ve ferah veriyor, anlarsın.
İşte, o çocuk gibi sevdiğin ve ciddi alâkadar olduğun milyonlar sence mahbup insanlar, o mazi mezaristanında, senin nazarında çürüyüp mahvolmak üzere iken, birden hakikat-i iman, Hakîm-i Lokman gibi, o büyük idamhâne tevehhüm edilen mezaristana kalb penceresinden bir ışık verdi. Onunla baştan başa bütün ölüler dirildiler. Ve "Biz ölmemişiz ve ölmeyeceğiz, yine sizinle görüşeceğiz" lisan-ı hal ile dediklerinden aldığın hadsiz sevinçler ve ferahları İmân bu dünyada dahi vermesiyle ispat eder ki, İmân hakikatı öyle bir çekirdektir ki, eğer tecessüm etse, bir cennet-i hususiye ondan çıkar, o çekirdeğin şecere-i tûbâsı olur dedim.
 
Tam bu manaya muvafik bir hadise diye musahede edip biz de memnun olduk. Olumun idam-i ebedisi bu zat hakkinda da terhis tezkeresine tebeddul etti elhamdulillah.
 
Abisinin olumu uzerine tekrar gorustukleri diger bir kardesine abisinin Musluman oldugunu soyleyince konusmanin bir yerinde “Sen beni Musluman edemezsin” diye kardesi soyluyor. Davud abi de cevaben “Zaten ben etmeyecegim Allah edecek” diyor. Bu hafta bu mana da tahakkuk etti ve bugunku derste gorustugumuzde Davud abiden 40 yasindaki kardesinin de Cardiff'te camiye gidip sehadet getirdigini ogrendik.
 
Baska hayreti mucib bir hadise de bunlardan bahsederken ortaya cikti.
Daha onceden bahsettigimiz gibi Davud abi Musluman olmadan once bir kilisede vaiz/papaz (burada pastor diyorlar) olarak calisiyordu. Fakat itikadi meselelerdeki ihtilaflardan dolayi kendisi ve 11 diger papaz arkadasi Protestan kilisesi'nden ayrilip “12 Havari Kilisesi” diye bir kilise grubu kurmaya karar veriyorlar. Daha sonra kendisinin Londra'ya tasinmasi ve ardindan Musluman olmasiyla bu arkadaslariyla irtibatlari kopuyor. Gecenlerde bir munasebetle gorustugu bir arkadasindan ayni o 12 kisiden kendisi dahil 7'sinin Musluman oldugunu hem hayret ve hem sururla isittik.
 
Hizmet sehidi rahmetlli Hasan Huseyin Abimiz de son ziyaretinde Davud abi ve Ingilizce dersimize devam eden diger abilerle tanismayi cok arzu etmisti. Simdi insaAllah buradaki hizmetler ile manen alakasi devam ettiginden bu hadiselerden tam mesrur oldugu umidindeyiz.
 
Cenab-i Hakk'in vaadi ve Rasul-u Ekrem'in (ASM) ihbari ile insaAllah yakin zamanda daha da kulli bir inkisaf gorunuyor. Her ne kadar kucuk ve muvakkat meseleleri abartarak haber yapan cerideler bu mujdeli ve bekaya bakan haberlerden bahsetmeseler de perde altinda muhim bir inkisaf ve istiyak gorunuyor. Bir kismina biz de sahid oluyoruz elhamdulillah.
 
Bu meyanda tahkiki iman derslerinin ehemmiyeti ve kuvveti bu memlekette ve umum Avrupa'da cok hizmet edecek insaAllah. 20 poundluk banknotun uzerinde Ihlas risalesi'ndeki ikinci misalein basilmasi, Anglikan Kilisesi Baspapazinin Islamiyet lehindeki musbet aciklamalari, Seriat mahkemelerinin ikamesi ve diger bazi emareler ile Allahu a'lem belki de “bahtiyar” hitabina Ingiliz milleti masadak olacak veya umumen olmasa da ondan muhim bir kisim zatlar bu mujdeye mazhar olacaklar insaAllah.
 
Duâya muhtac kardeşleriniz
Londra'dan

Son Güncelleme (Çarşamba, 23 Haziran 2010 08:42)

 

Yorumlar  

 
0 #1 nur Salı, 30 Haziran 2009
allah razı olsun çok güzel bir haber rabbin nice güzel insanlara da hidayet nasip etsin...


evet ne güzel biz islamiyetten bi haber yaşarken dış ülkelerde insanlar isalmiyle tanışıp müslüüman olauyorlar..

biz islamiyetin içinde doğup kıymetini bilmeyen müslümanlara yazıklar olsun....

müslüman olduğu halde islam ahkalakıyla evtel yetiştremeyen bizlere yazıklar olsun...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile