Perşembe, 03 Mart 2011 11:20 | Author: BİLAL TUNÇ |
Her şeye rağmen sebat edenlerin gazetesi veya “kırk ikilik top güllesi”
03 Mart 2011, SentezHaber
Mikail Yaprak
Sonradan “Gazi” ünvanını alan Antep ilimizin Fransızlar tarafından işgali sırasında Antepli Şahin Beyin Fransız Garnizonu Komutanlığına yazdığı mektup, tarihimizin şeref levhaları arasındadır. Son bir kaç cümlesini arz edeyim:
“Namus ve hürriyet için ölüme atılmak bize, Ağustos sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir. Sizler canı kıymetli insanlarsınız. Çatmayın bize. Bir an evvel topraklarımızdan savuşup gidin. Yoksa kıyarız canınıza!”
Antepli Şahin bu mektubu 21 Şubat 1920 tarihinde yazmış.
Bu mektubun tam ellinci yılında, 21 Şubat 1970’de neşriyata başlayan Yeni Asya ise, kırk iki yıldan beridir destanlar yazmaya devam ediyor. Şahin Bey gibi, öyle sadece fiilî ve geçici işgale karşı değil; ülkeyi baştan başa istilâ emelinde olan şer odaklarına ve materyalist, dinsiz felsefî akımlara, siyaset cambazlarına ve zalimlerin satranç oyunlarına karşı; hak, adalet ve hürriyet mücadelesi veriyor.
Mektûbat’tan mektuplar, Sözler’den vecizeler, Şuâlar’dan ve Lem’alar’dan parıltılar neşrederek körpe dimağları aydınlatıyor, vatan sathını mektebe çevirme yolunda sağlam adımlarla yol alıyor.
Ülkenin, milletin ve İslâm âleminin başına gelenleri, en evvel kendi başına gelmiş gibi hissediyor.
Bu sebeple de başına gelmedik kalmıyor.
Millet iradesine, hak ve adalete, hürriyetçi demokrat duruşlara, inanç ve vicdan hürriyetine indirilen darbelerde ilk nasibini alanlardan oluyor.
Zaman oluyor ki, onun bu sebatkârlığına tahammül edemeyen dostlar bile zuhur ediyor. Maruz kaldığı onca çelmeler, tekmeler ve nâmüsait şartlar hiç nazara alınmayarak, neden daha geniş sahalara yayılamadığı, çok büyüyüp palazlanamadığı yargılamasıyla yadırganıyor. Güya mayasında ve mahiyetinde—hâşa—bir kabiliyetsizlik ve beceriksizlik varmış evhamına düşülüyor.
Hayır, hayır! Siz oturun da, kırk iki yıl zarfında menfi cephede bu gazetenin başına gelenleri alt alta bir yazın, bir de müsbet cephede—cirmine ve cüssesine rağmen—ne büyük işlere imza attığını alt alta yazın. Sonra tarihin şeref levhalarına geçecek nasıl destanlar yazdığını siz söyleyin.
***
Bu kırk ikilik top güllesi meselesi, bir zamanlar başlarına gelen bir hâdise münasebetiyle Hazreti Üstâd’ın lisanına ve güzel üslûbuna girmiş. Kendisinin ve yüz yirmi küsûr talebesinin başında mânen patlatılmak planına dahil olmuş.
Bunu da bir bu planı perde arkasında yapanlar bilmiş, bir de gaybâşina nazarıyla o büyük Üstâd keşfetmiş. Bakınız, ifade aynen şöyle:
“Hâfiz-i Zülcelâl’in hıfz ve himayetine bakınız ki; (.....) kırk ikilik top güllesini, kırk iki mâsum ve mazlûm kardeşlerimizin dergâh-ı İlâhiyeye açılan elleriyle doldurup, geri çevirip, atanların başlarında mânen patlattırdı. Bizlere; yalnız ehemmiyetsiz, sevaplı, hafif birkaç yara bereden başka olmadı. Böyle bir seneden beri doldurulan bir toptan, böyle pek az zarar ile kurtulmak harikadır.” (T. Hayat, s. 374)
Üstâd Bediüzzaman, talebeleriyle birlikte Ispart’dan Eskişehir’e götürülürken, perde arkasında hazırlanan, kendilerini imha planını, o zamanın en tesirli bombasına benzeterek izah yapıyor. Dinsiz ve mason komitelerinin bu dehşetli planından; Allah’a iltica ve duâ ile ve çok az bir sıkıntı ile kurtulduklarını ifade ediyor. Onların o imha planını, mâsum Nur Talebelerine atılmış kırk ikilik bir gülleye benzetiyor. Buna karşılık, kırk iki mâsumun safî duâsı sebebiyle Allah’ın inayet ve himayesi, o dehşetli planı akim ve neticesiz bırakıyor.
***
Meşveret kararlarıyla ve Allah’ın yardım ve kabulüyle neşriyatına devam eden Yeni Asya’nın da aleyhine, kırk iki seneden beridir, perde arkasında mânen doldurulan toplardan böyle pek az zarar ile kurtulması da hârika değil midir?
Demek ki, Yeni Asya’yı her şeye rağmen sâdıkane sahiplenenler, (firesiz yüzde yüz olması ayrıca duâmız olmakla beraber) velev ki yüzde kırk iki olsa bile, bu kırk ikinin dergâh-ı İlahîyeye açılan elleriyle o düşmanca planlar durdurulup, geri çevrilip, atanların başlarında mânen patlattırılıyor.
Öyleyse, Yeni Asya’ya yakışan güzel sıfatlardan birini de, bu kırk ikinci hizmet yılında ona, müsaadenizle ve meşveretinizle biz armağan edelim:
“Kırk ikilik top güllesi!”
Tashihat, Üstadımızın en önemli bir meşgalesiydi. Ve hâla devam ediyor. Bu mübarek site bunun bir göstergesidir ve bu cihetle bekaya mazhardır. Yazımızın böyle bir siteye layık görülmesi de bir mazhariyettir. Haza min fadli Rabbi.. Baki selamlar. M.Bilal Yaprak
Yorumlar
Baki selamlar.
M.Bilal Yaprak
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.