Üstâd Bedîüzzamân Saîd Nursî Hazretlerinin geçen asrın başlarında Câmiu’l-Emevî’de îrâd buyurdukları meşhur Şam Hutbesi ehemmiyetine binâen müteaddid def’alar basılmış.. Bugün de ufkumuzu aydınlatıyor.. Öyle anlaşılıyor ki, ona ihtiyâcımız hep devâm edecek.. Arabca ve Osmanlıca’larında “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”, yeniyazı baskılarda “Hutbe-i Şâmiye” olarak isimlendirilen eserin tab‘ı, tanzîmi, münderecâtı … ile ilgili araştırmalar da dahâ uzunca bir müddet süreceğe benziyor..

 

Biz burada akla takılan soruların bir-kaçını olsun cevaplamaya çalışacağız..

 

 

Hutbenin îrâd târîhi?..

 

 

Hutbe îrâdı; en kuvvetli ihtimâlle, 1911 Mart ortaları ile en geç Nîsan ortaları arasındaki sürededir.

 

Bu tesbîti te’yîd eden bâzı belge ve bilgiler:

 

  1. Türkçe tercümenin başına Hz. Müellif tarafından konulan mukaddemedeki 1327(R) târîhi (R-1a, R-1b):

 (R-1a)

 

 (R-1b)

 

“(…) doğrudan doğruya, 1327’ye bedel 1371’de ve Câmi-i Emevî yerine âlem-i İslâm câmiinde, üçyüzyetmiş milyon bir cemâate hakīkatli ve tâze bir ders-i ictimaî ve İslâmîdir diye, tercümesini neşretmek zamânıdır tahmîn ederim.(…).” (Yeniyazı nüshalar)

 

 2. 1920(1326-1328)’de tab‘ edilen bir nüshanın baş tarafındaki 1329(H) târîhi (R-4b):

 

 3. Necmeddin Şahiner ve Abdülkādir Badıllı’nın belirttiklerine göre, Bedîüzzamân’ın, Sultan Reşâd’ın cülûsunun 27 Nîsan 1911’deki sene-i devriyesi merâsimine iştirâki… (MTH, s.342)

 

Şâyet 27 Nîsan’daki merâsimde bulunmamışsa -Sultân’ın Rumeli seyâhatine katıldığı kat'î olduğuna göre-; hutbenin hattâ dahâ sonraki günlerde, meselâ 15-20 Mayıs târihlerinde okunmuş olması da mümkündür..

 

O târihdeki yaşı?..  

 

Ekser yeniyazı Hutbe-i Şâmiye nüshalarına göre Üstâd o târihde 35 yaşındadır:

“Bu Hutbe-i Şâmiye eseri, Üstâd Bedîüzzamân Saîd Nursî Hazretlerinin otuzbeş yaşında iken, Şam’da, Şam ulemâsının ısrârı üzerine Câmi-i Emevîde îrâd ettiği bir hutbedir. (…).” (Y. Asya 2000, Tenvir 1990, vd.)

 

Vesîkalar burada küçük bir tashîhi gerektiriyor.. Şöyle ki:

Bedîüzzamân’ın doğum târîhleri olan R. 1293 ile H.1295; ancak, 5 Ocak 1878 ile 12 Mart 1878 arasındaki sürede örtüşüyor.. Yânî Hz. Üstâd meşhur Hutbesini okuduğu günlerde 33 yaşını henüz doldurmuş olup 34. yaşının başlarındadır.. 

http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/169-tarih-i-veladet-i-bediuzzaman-1878

 

İlk baskılar nerede ve hangi yıllar yapıldı?..

 

Bâzı kaynaklar (Y. Asya 2000 nüshası, Tenvîr 1990 nüshası, BTBSN s.145) El-Hutbetü’ş-Şâmiyye’nin, o zaman iki def’a Şam’da basıldığını yazıyorlar.. Şam’da basılmış olması mümkündür de nedense belge gösterilmiyor?.

 

Ahmed Nazîf ve arkadaşları tarafından teksir makinesi ile tab‘ edilen “El-hutbetü’ş-Şâmiyye” Tercümesinin kapak notundaki ibâre ise;

 (R-2)

 

“Kırk-küsûr sene evvel okunmuş ve iki def’a tab‘ edilen Arabî "El-Hutbetü'ş-Şâmiyye"nin tercümesidir (…)” şeklinde (R-2). Yer ve târih belirtilmemiş...

 

Şam'da mı, İstanbul'da mı basıldığı belli olmayan ve henüz ulaşılamayan ilk nüshanın zeylsiz olduğu ve H. 1329'da basıldığı tahmin edilmektedir..

 

Hâl-i hâzırda, elimizde bulunan; Matbaa-i Ebüzziyâ’da basılan ve üzerinde “İkinci Tab‘ı, 1330” yazan nüsha (R-3a, R-3b, R-3c) (veyâ nüshalar) ve 1920’de Evkāf-ı İslâmiyye Matbaasında “Sünûhât, Rü’yâda Bir Hitâbe, Rü’yânın Zeyli, Teşhîsü’l-İllet, Devâü’l-Ye's Zeylinin Zeyli, El-Hutuvâtü’s-Sitte” ile berâber basılan nüsha (R-4a, R-4b, R-4c) ile yetinmek durumundayız..

 

Necmeddin Şahiner 1330’u Rûmî olarak almış (BTBSN, s.147)... Diğer kaynaklar Hicrî almışlar ki, doğrusu da Hicrî olmalı (22 Aralık 1911-10 Aralık 1912)..

 

 

1330 târihli El-Hutbetü’ş-Şâmiyye’nin (R-3a, R-3c, R-3b) münderecâtı tedkīk edildiğinde eserin bir adının da Devâü’l-Ye’s olduğu anlaşılıyor.. Teşhîs-ül İllet’in (diğer adı ile Devâü’l-Ye’s Zeyli’nin), Rumeli Gezisinin bir meyvesi olarak te’lîf edildiği de âşikâr..

 

Abdülkādir Badıllı; “(…) Hutbe-i Şamiye’nin birinci tab’ı 1911’de, Devâ’-ül Ye’s zeyli ile birlikte basıldığı gibi, ikinci tab’ı da bir sene sonra, 1912’de Teşhîs-ül İllet zeyli ile basılmış oluyordu. Üçüncü baskısı ise, Hutuvât-ı Sitte risalesiyle berâber Arapça olarak 1922’de basıldı.(MTH, s.339)” bilgilerini vermiş. (R-3b)'deki nüsha kapağının resim yazısı olarak şu notu eklemiş: "1911'de basıldığını gösteren Hutbe-i Şamiye'nin arapça aslının kapağı"(MTH, s.341)

 

Burada cevaplanması gereken sorularla karşılaşıyoruz:

 

 1-     1911'de basıldığı varsayılan "El-Hutbetü'ş-Şâmiyye"nin birinci tab'ının zeylsiz olması gerekmez mi?

2-       “Devâ’-ül Ye’s”, “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”’nin zeyli midir, ikinci adı mıdır?

3-       “Devâ’-ül Ye’s”, “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”’nin zeyli ise belgesi gösterilebilir mi?

4-       “Devâ’-ül Ye’s”, “Devâ’-ül Ye’s Zeylinin Zeyli” nin kısaltılmışı olarak alınmışsa, bu zeyl, doğrudan “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”’nin zeyli midir, yoksaTeşhîs-ül İllet” zeylinin zeyli mi?

5-       “Devâ’-ül Ye’s Zeylinin Zeyli”, Teşhîs-ül İllet” zeylinin zeyli ise, ilk basılan nüshada Teşhîs-ül İllet” zeylinin bulunmayıp zeylinin bulunması nasıl olabilir?

6-       Üçücü baskı, (1336-1338) tab‘ târihli Sünûhât’daki nüsha (R-4a) ise, basım târîhi 1920 olmaz mı? Yok, başka bir nüsha ise, belge ibrâzı mümkün müdür?..

7-   s. 341’deki (R-3b) nüsha kapağından 1911’de basıldığı nasıl görülebilmektedir?.. Hâlbuki, H.1330’un sâdece 10 günü 1911 içindedir!?..

 

Ahmed Akgündüz, Abdülkādir Badıllı’nın yazdıklarını doğrusu-eğrisiyle tekrarlamış sâdece. (ABIBSNİŞ-1, s.765, 766, 767).

 

Yeni Asya Neşriyât'ın neşrettiği "Eski Said Dönemi Eserleri-2009"da şu bilgiler var: "Büyük ehemmiyeti hâiz olması hasebiyle, o zaman Arapça olarak iki baskı yapılır. İkinci baskı kapağında "Matbaa-i Ebuzziyâ, 1330 (H), Kostantiniyye" yazıldığı gibi, Hutbe-i Şâmiye'nin bir diğer adı olan Devâü'l-Yeis ismi de yazılıdır. Hicrî 1330 yılı 22 Aralık 1911’de başladığından ilk baskı Hutbe-i Şâmiyen’in 1911’de, ikinci basımının ise 1912’de yapılmış olduğu kesindir. (s. 314)", "Hutbe-i Şâmiye, Devâü'l-Yeis adı ile İstanbul'da (...) yayınlanmıştır. Bilahare bu esere Teşhîsü'l-İllet adıyla bir zeyl yazılmış, (...) bu zeyle bir zeyl olarak Devâü'l-Yeis Zeylinin Zeyli kitapçığı yayınlanmıştır.(s.382)”

 

Sorular:

 

1-  "İkinci baskı kapağında "Matbaa-i Ebuzziyâ, 1330 (H), Kostantiniyye" yazıldığı gibi, Hutbe-i Şâmiye'nin bir diğer adı olan Devâü'l-Yeis ismi de yazılıdır." ifâdesinde bir eksiklik yoksa kapak resmi ibrâz edilebilir mi? Yâ da bu ifâde iç kapakiçin midir? (Bknz: R-3a, R-3b)

2-  [ilk baskı] Hutbe-i Şâmiye, Devâü'l-Yeis adı ile İstanbul'da (...) yayınlandığının belgesi nedir?.. Şam'da yayınlanmış olamaz mı?

 

 

Kerim Balcı’nın mülâhazaları ise şöyle: “(…) ikinci tab’ dediğimiz şey aslında bir defada yapılan bir tab’ değildir. Bu ikinci tab’ birkaç defa basılmıştır. Çünkü mesela babam ve ağabeyimin elindeki ile benim elimde bulunan baskı aynı yıla ait ama farklılıklar var. İkisi birbiriyle yüzde yüz uyuşmuyor. Demek ki aynı matbaada birkaç defa basılmıştır. Bu baskılar arasında da belli ki, kelime değişiklikleri de yapılmıştır. (…). 

(http://risaleakademi.org/?page=5&YaziID=320)”

 

Rivâyet doğru olabilir ama burada da vesîka yok!.. Bahsi geçen, farklı nüshalarının ibrâzını bekliyoruz..

 

Dostların himmetleriyle, Eski Saîd zamânında basılan iki farklı “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye” nüshasına ulaşabildim. Bunlardan biri, Matbaa-i Ebüzziyâ'da basılan ve üzerinde “İkinci Tab‘ı 1330” yazan nüsha (R-3a, R-3b, R-3c) ..

    

   (R-3a)                                                    (R-3b)                                                (R-3c)

 

Diğeri, 1336-1338(1920)’de Evkāf-ı İslâmiyye Matbaası’nda “Sünûhât” içerisinde basılan nüsha (R-4a, R-4b, R-4c)..

 

    

  (R-4a)                                                       (R-4b)                                          (R-4c)

 

Bâzı kaynaklara göre 1330’da en az iki farklı nüsha basılmış olması gerekiyor ama fakīr henüz farklı bir nüsha ibrâz edildiğini görmedim.. Dış kapak/iç kapak farkı yanıltıyor olabilir mi?... Bakalım zaman ne gösterecek?..     

 

Eser aslı kaç sayfadır?

 

Eser aslının kaç sayfa olduğuna dâir Külliyâtda bir bilgiye rastlayamadım..   

Abdülkādir Badıllı, “Hutbenin Arabca aslı (…) orta boy 23 sahîfedir.(MTH, s.339)” bilgisini veriyor.. Fakat vesîka yok!..

 

Kerim Balcı’nın, “Birinci tab’ kuvvetle muhtemel sadece Hutbe-i Şamiye’dir. Bu da 9 sayfadır. Yani Şam’da okunan hutbe 9 sayfalık bir metinden ibarettir. (http://risaleakademi.org/?page=5&YaziID=320)” tesbîti tahmin de olsa dahâ gerçekçi görünüyor.

 

Bizim ulaşabildiğimiz nüshalar ve sayfa adedleri şöyle (boş sayfalar hâriç):

1330 târihli nüsha(lar)da; (“El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”  11 sahîfe, 3 satır, “Teşhîsü’l-İllet” 10 sahîfe) + (“Devâü’l-Ye’s Zeylinin Zeyli”  8 sahîfe). Tamâmı 29 sahîfe..

1920’de Evkāf-ı İslâmiyye Matbaasında basılan “Sünûhât”a dercedilen nüshada; ("El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”  9 sahîfe, Teşhîsü’l-İllet”  8 sahîfe, “Devâü’l-Ye’s Zeyliniz Zeyli”  7 sahîfe). Tamâmı 24 sahîfe..

 

Nüsha farklılıkları var mı?..

 

Müteaddid def’alar basılan bir eserde bâzı nüsha farklılıklarının olması gāyet tabîîdir..

Ayrıca sonraki baskılarda müellifin yeni düzenlemeler, ekleme ve çıkarmalar yapmış olması da mümkündür..

7 sene ara ile basılan iki Devâü'l-Yes Zeylinin Zeyli nüshalarındaki (R-5a, R-5b) farklılıklar Müellifin tasarrufu olmalıdır: 

 

      

(R-5a) (1330’da Matbaa-i Ebüzziyâ’da basılan         (R-5b) (1336-1338'de Evkāf-ı İslâmiyye Matbaasında

nüshada “Devâü’l-Ye’s Zeylinin Zeyli”nin                  basılan nüshada “Devâü'l-Ye's Zeylinin Zeyli”nin son kısmı.)

son kısmı.)

           

 

Bu çalışmada ulaşılan sonuçlar:

 

1-     Şam Hutbesi’nin îrâdı 1911'de; Sultan Reşâd’ın cülûsunun sene-i devriyesi merâsimine iştirâk ettiği rivâyetleri gerçekse Mart ortaları ile Nîsan ortaları arasındaki yaklaşık, 1 aylık sürede, değilse Mart ortaları ile Mayıs ortaları arasındaki yaklaşık 2 aylık sürededir..

2-     Hutbe’nin îrâd edildiği târihde Üstâd 34. yaşının başlarındadır..

3-     El-Hutbetü’ş-Şâmiyye’nin ilk baskısı henüz günyüzüne çıkarılamamıştır.

4-     İlk baskının Şam’da mı, İstanbul’da mı yapıldığı, kaç sayfa olduğu bilinmemekte, 1911’de olduğu tahmin edilmektedir.

5-     İkinci baskı H.1330’da (1912) İstanbul’da yapılmıştır.

6-     “Devâü’l-Ye’s”, “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”nin diğer adıdır.

7-     “Teşhîsü’l-İllet”, “Devâü’l-Ye’s”in yânî “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”nin zeylidir.

8-     “Devâü’l-Ye’s Zeylinin Zeyli”; “Teşhîsü’l-İllet”in zeylidir.

9-     Bu baskıda, [“El-Hutbetü’ş-Şâmiyye” (Devâü’l-Ye’s) 11 sahîfe, 3 satır, “Teşhîsü’l-İllet” (Devâü’l-Ye’s Zeyli) 10 sahîfe] + “Devâü’l-Ye’s Zeylinin Zeyli” 8 sahîfe. Tamâmı 29 sahîfedir.

10-   1336-1338(1920) nüshası, “Sünûhât” içerisinde basılmıştır.

11-   Bu nüshada, ("El-Hutbetü’ş-Şâmiyye” 9 sahîfe, “Teşhîsü’l-İllet” 8 sahîfe, “Devâü’l-Ye’s Zeyliniz Zeyli” (Teşhîsü’l-İllet’in Zeyli) 7 sahîfe. Tamâmı 24 sahîfedir..

12-   1912 ile 1920 nüshaları arasında az da olsa bâzı farklılıklar bulunmaktadır..

 

                                                              

Kısaltmalar:

 

ABIBSNİŞ-1: Arşiv Belgeleri Işığında Bedîüzzaman Saîd Nursî ve İlmî Şahsiyyeti, 1913, Prof. Dr. Ahmed Akgündüz

BTBSN: Bilinmeyen Taraflarıyle Bedîüzzamân Said Nursî, 2006, Necmeddin Şahiner

H: Hicrî

MTH: Bediüzzaman Said-i Nursî, Mufassal Tarihçe-i Hayatı, 1998, Abdülkadir Badıllı

R-: Resim

R: Rûmî

 

 

TEŞEKKÜR

 

Değerli yazar ve araştırmacılarımız Atilla Yılmaz, Yûnus İpek, Osman Körükçü ve Muhammed Serkan Beylere doküman destekleri, Eymen Hakçalısı Beye tashihleri için,  ve yorum ve mesajları ile iştirâk eden dostların cümlesine teşekkürler sunuyorum..

Bilâl TUNÇ
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.">