Cumartesi, 22 Kasım 2008 15:56 | Author: BİLAL TUNÇ |
Bedîüzzamân’ın Bitlis’in sukùtunda yaralı olarak esir düştüğü târihten, Kostroma’dan firar edip İstanbul’a ayak basıncaya kadar geçen süre, kaynaklarda farklılıklar gösteriyor. Şöyle ki:
Mektûbât’ta:“Üç seneRusya’da, esâretimde çektiğim zahmet ve sıkıntıyı, burada bu dostlarım bana üç ayda çektirdiler.”
Hamza Ağabey’in (r.a) yazdığı Târihçede: “İki sene üç ayesâretten sonra ..”
Büyük T.Hayât’ta: “İki buçuk sene kadarSibirya taraflarında (doğrusu; Kostroma’da / B.T.) esârette kalır.”
BTBSN’de:“Bitlis’te esir düştüğü 19 Şubat 1916 (doğrusu; 19 Şubat 1331, 03 Mart 1916 / B.T.)’dan İstanbul’a geldiği 25 Hazîran 1918 (doğrusu; 18 Hazîran 1918 / B.T.) târîhine kadar 2 sene 4 ay 4 gün (doğrusu; 2 sene 3 ay, 15 gün / B.T.) sürmüştür.”
Mufassal T. Hayât’ta: “Bitlis’te ilk yaralandığı ve ayağı kırıldığı geceden i’tibâren, esâretten kurtulup istanbul’a ayak basışına kadar, aradaki zaman şöyledir:
19 Şubat 1331 Rûmî, 2 Mart 1916 Mîlâdî esâret başlangıcı…
Bulgaristan’ın başkenti Sofya’dan İstanbul’a trenle hareket günü 17 Hazîran 1334 Rûmî, 4 Hazîran 1918 (doğrusu; 17 Hazîran 1918 / B.T.) Mîlâdî’dir.İstanbul’a ulaştığı günü haber yapan Tanîn gazetesinin târîhi 25 Hazîran 1334 Rûmî, 8 Temmuz 1918 (doğrusu; 25 Hazîan 1918 / B.T.) Mîlâdî’dir. …….. Bu iki târih arası tam iki sene üç ay 28gün (doğrusu; 2 sene, üç ay, 22 gün / B.T.)'dür.”
Asıl üzerinde durulması gereken husus, farklılıklardan ziyâde farklılıkların sebebi olmalıdır. Pekî bu farklılıkların sebebi nedir?..
Önce Mektûbât’taki durumu ele alalım: Burada maksat, esâret süresini hesaplamak değil, yapılan zulmün şiddetini ortaya koymaktır. “Üç sene”,tebeî olarak zikredilmiş. Ayına gününe kesin olması gerekmez.
Külliyât’taki farklılıklara, Abdükadir Badıllı Ağabey’in getirdiği yorum da gàyet ma’kùl: “Bu iki kesin târih arasındaki esâret zamânıyle, Bedîüzzamân Hazretlerinin beyanları arasındaki fark, küsûrâtın nazara alınmama keyfiyetidir…/ Mufassal T. Hayât”
Diğer kaynaklardaki farklılıklara ma’kùl bir mâzeret bulmak pek mümkün olmuyor.. Çünkü; esâret târîhi belli (19 Şubat 1331,3 Mart 1916), vatana avdet târîhi belli (18 Hazîran1334-1918). Hesaplamak için sâdece fasulye tânelerini doğru saymak yeterli (İsteyen 999’lu tesbihle de hesaplayabilir). Cem’anyekûn; 2 sene 3 ay 15 gün.
Farklılıkların en önemli -belki de tek- sebebi; Rûmî-Julyen Takvim ile Rûmî-Gregoryen Takvim arasındaki farkı ve bunların bizde uygulandığı dönemleri gözden kaçırmak!.. Buradaki durumun dahâ iyi anlaşılabilmesi için,