TASHİH ÇEŞİTLEMELERİ
BEDÎÜZZAMÂN’IN HAYÂTINDAN TESBİTLER

7 - Bitlis’ten Van’a gidişi:
BTH dâhil önceki Târihçelerde Van’a gidiş târihi belirtilmiyor. BTBSN’de 1894, MTH’ta 1897 olarak verilmiş.
* Belge ibrâz edilmiyor. Muhtemelen doğru kabûl edilen doğum târihine göre yaşı üzerinden hesaplamalar yapılmış. 1894’ün doğru olma ihtimâli çok zayıf. 1897’nin 1898 olma ihtimâli mevcud.
* Bedîüzzaman, İngiliz Başbakanı W. E. Gladstone'un 1882 yılında yaptığı bir parlamento konuşmasında elindeki Kur'ân- Kerîm'i göstererek; "Bu Kur’an Müslümanların elinde varken, biz onlara hakîkî hâkim olamayız... Bunun kaldırılmasına ve çürütülmesine çalışmalıyız." tarzındaki sözlerinden Tâhir Paşa tarafından kendisine okunan bir gazeteden haberdâr olur.
http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=EmirdagLahikasi&Page=438
http://www.risalehaber.com/author_article_detail.php?id=9494
http://www.historykb.com/Uwe/Forum.aspx/war-history/1576/Question-about-William-Gladstone-and-Britain-s-colonial-warswarsGladstone
8 - İstanbul’a gidişi:


Ek-II
Mektûbî Kalemine Mahsus:
Van Vilâyet-i Aliyyesi'ne,
Van'dan aldığı 5 Teşrînisânî 1323 târihli ve üç cild ve 12 sıra numaralı tezkiresiyle berây-ı tedâvi Dersaâdet'e gelmiş olan Molla Said Efendi Van'da ne vakitten beri bulunur ve ne ile iştigâl ediyor. Ve buraca şuûrunda eseri hiffet görüldüğünden orada hastalığı nasıl bulunur idi. [Ettiğinin ve mezkur tezkirenin fazîletli elkabı konmuş olduğu cihetle rütbe-i ilmiyesi olup olmadığının ve yine zikr olunan tezkirede berây-ı tedâvi Dersaâdet'e azimet ettiği muharrer olduğundan ve kendisinin şuûrunun hiffet eseri görüldüğünden hastalığından ibaret idiğünün] Serîan ve muvazzıhen inbâsı bâbında.
BOA., ZB., 618/64, 18 Kasım 1907. *( Buradaki târih, Ek II'nin târîhi değil, Bedîüzzamân'ın Van Vâliliğinden aldığı Tezkerenin târîhi!. / B.T.)
* 06 Eylül 1908 http://www.risaletashih.com/index.php/hzarye/307-
11 - Mâbeyn-i Hümâyun'a verdiği Dilekçenin Neşri:
* 19 Teşrînisânî 1324 (02 Aralık 1908) [13]



http://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Tahsin_Uzer
* 19 Şubat 1331 (03 Mart 1916) / BTBSN
23 - Esâret safhaları:
* Ali Aras’ın hâtıralarına göre, yaralı olduğu için Ruslar tarafından 2 ay kadar Bitlis’te tedâvî edilir (BTBSN). Muhammed Feyyaz İbrâhim Hakkıoğlu ise, hâtıra notlarında, esâret yolculuğu sırasında 05 Mart 1332 (18 Mart 1916) akşamı Bedîüzzamân’ı Başhan’da gördüğünü yazmaktadır (MTH).
* "Bedîüzzamân'ın Rusya Esâreti (1998)" eserinin yazarı Ahmet Özer'den:
Ruslar Van ve Bitlis’i işgalleri sırasında elde ettikleri esirleri Doğubayezid yoluyla Culfa’ya getirirler. Mevsim; bahar. Aylardan; Nisan-Mayıs. Üstad Hazretleri yaklaşık burada bir ay bekletilir. Fakat boş durmaz, mânevî cihâdına devam eder.
O günleri görenleri aradık. Nihâyet 1905 yılında Nahcıvan’da doğan Latif Hüseyinzâde’yi bulduk. Bediüzzamân’ı sorduk. Kendi lehçesiyle şunları anlattı:
“Biz mescidde otururduk. Bu vakt dediler ki, 15-16 nefer Türkiyeli esiri Yerevan yolu ile Culfa’ya getiribler, birazdan mescide gelecekler. Mescide gelende gördük ki, başlarında ağ (ak) sargı ve fes var. Aralarında biri vardı, adı Seid Nürsi idi. Bizim adamlar ona ‘Fehrüddövran Bediüzzaman’ deyirdiler. 0 geldikden sonra halk mescide toplaşmağa başladı. O da halka Kur’an hekiketlerini (hakikatlerini) anladırdı. Hetta bir defe, sehv etmiremse “ er-Rehman” suresinin ilk ayetlerini tefsir ederek dinimizin ne keder (kadar) mentige (mantığa) uygun olduğunu ispat etdi.
0, tez-tez Kur’an müsabikeleri (müsâbakaları) ve yarışlar keçirirdi (yaptırırdı). Bele (böyle) müsabikelerin birinde şahsen men de iştirak etmişem.
Bediüzzaman Seid Nürsi ve yanındaki esirler mescidin yanındaki hücrede bir aya yahın galdılar.”
Latif Hüseyinzâde o yıllarda duyduğu Bediüzzamân’la alâkalı bir başka hâtırasını da şöyle anlatıyor.
“1916. ilin (yılın) yaz ayları idi. 0 dövrlerde (devirlerde) ölkemiz Rus esaretinde olduğu üçün II. Nikolay düşmenimiz sayılırdı. 0 günlerde II. Nikolay Tiflis’e geldi ve Kafkazın (Kafkasın) bütün elm (ilim) adamları ve din hadimeri onun görüşüne getdiler. Tiflis’e getmiş elm adamlarımız oradaki Türk esirleri ile görüştüler. Tiflis’e geden alimlerin dediyine göre, II. Nikolay esir düşergelerinden (kamplarından) birini gezerken Seid Nürsiden başka bütün esirler ayağa galkdılar. Nikolay bunun sebebini soruşdukda Seid Nürsi “inandığım din sizin kimi bir kafirin karşısında ayağa durmağa izn vermir.”deyir. Bediüzzaman’ın bu sözlerinden gezeblenen (gazaplanan) Nikolay ona üç günlük kamera cezası ile birlikde ölüm cezası kesir. Üç günlük kamera cezası bitdikden sonra Nikolay Bediüzzamanı e’dam (idam) etmezden evvel onun iki arzusunu soruşur. 0 da “izn verin, iki rük’et namaz kılım, sonra meni e’dam edin” deyir. Bundan sonra Nikolay onu e’dam cezasından azad edir.” / Sızıntı dergisi 1996 - 215 http://www.sizinti.com.tr/yazarlar/ayrinti/ahmet-ozer.html
* Muhtemelen Eylül sonlarına kadar da Tiflis’te tedâvî altında tutulur. [16]
* Rus Kafkas Orduları Başkumandanı Grand Duke Nicholas Nikolaevich (1856-1929): Çar II. Nikola'nın büyükbabası II. Aleksandır'ın kardeşi Nikola Nikolaviç'in oğlu. http://af.wikipedia.org/wiki/Nikolaas_I_van_Rusland





“Bitlis’te Ruslara esir düşen Bediüzzaman Said-i Kürdî Efendi’nin İstanbul’a avdet ettiğinden, hizmetinin makamata arzı suretinde telgrafı aldım.
Erzurum’un sükutu üzerine II. Ordu kıtaatından bir cüzün o havaliye yetişmesinden akdem, Bitlis boğazından düşmanın müruru, Dicle nehrine kadar şimalden tevsiini istilzam ettiren bir ric’at olduğundan XIII. Alayın Bitlis’e dört saatlik mesafeye vüsulüne kadar, kasaba muharebesi olan 20 günlük müdafaada Hazret denilen Şeyh Ziyaüddin, ile mumaileyhin (Bediüzzaman’ın) Kürdleri sevk hususundaki mesaileri ve bilhassa askerce müsaraeten terk edilen Muş cihetinden mumaileyhin (Bediüzzaman’ın) gönüllü kumandan sıfatıyla kasaba ahali ve talebesini alarak sekiz topu kurtarmak suretindeki fevkalade gayreti vukua gelmiş idi. İlim ve hitabeti Kürdleri irşada muktedir olan muma ileyhin (Bediüzzaman’ın) her mevkideki ikametgahına müracaat edenlerin kesreti, kendisinin sehavetiyle beraber faaliyeti, bulunduğu mevkiin adına her zaman terfih ve ikdarı, vucudunu ihsas ettirmiştir.
Binaenaleyh ırkan Kürd olup, …. bulunan Yezidilerin irşadı ve tahsile teşviki (için) vaizlikle ve beş bin guruş maaşla gözedilerek hidemat-ı sabıkasına mükafaeten İlmiye rütbesiyle nişan ita kılınarak taltifi ve bu suretle hükümete temadi-i merbutiyet ve sadakatinin temini, siyaset-i idareye muvafık olacağı mütalaasıyla arza mücaseret eylerim Efendim
Vali Memduh Musul 28 Temmuz 1334”









Son Güncelleme (Pazar, 15 Ocak 2012 22:31)
YST2009
Designed by i-cons.
Yorumlar
Ankara mevkiinden Gebze mevkiine kadar olacak. (Tren bileti) Düzeltirseniz sevinirim. Selamlar...
Tekrar tedkik ettim. N. Şahiner de “ mevki’ “ ( موقع) okumuş. Üzgünüm ama burada kelimenin kökü “ mevkıf” ( موقف ). Büyüteçle bakınca dahâ rahat okunabiliyor. “İstasyon, durak” anlamında..
Alâkanız için teşekkür eder, devâmını dilerim. Selâm ve muhabbetler..
Üstadın Ankara-Gebze biletinde "mevkıfından" "mevkıfına" ibareleri doğru. Yazıyı büyüterek yeniden inceledim. Hatamı düzeltiyorum. Allah'a emanet olunuz.
07 Kasım 2009 11:17 tarihinde Kadir Aytar yazdı
“..arza bastığın zaman ki, cifirce 1295 Arabî, 93 Rûmî târîhidir ki, târîh-i velâdetine ve Rus Harb-i müdhişine tevâfukla berâber ..” cümlesi tek başına ele alındığı zaman hükmümüze delil değil, ancak bir ip ucu olabilir..
Asıl belge, Dârülhikmet’de iken doldurulan Nufûs tezkeresi”. Buradaki 1295H -1293R târihleri; “1 Muharrem – 8 Rebîülevvel 1295”, “24 Kânûnievvel – 28 Şubat 1293” târihlerinde çakışıyor. Bu târihlerin Mîlâdî karşılığı da 5 Ocak – 12 Mart 1878’den başka olamıyor.
Her neyse itirazlara karşı belgeli konuşmak en tesiri kuvvetli usüldür. Çalışmalarınızı n devamını ve muvaffakiyetini zi dilerim.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.