Gençlik ve Tahsil Hayâtı: I. Meşrûtiyet Devri (1878-1908)
Osmanlı tarihçilerinin Rumî takvime göre 93 Harbi diye adlandırdığı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, hem Osmanlı Devleti, hem de Batılı devletler için yeni bir dönemi teşkil edecek kadar önemlidir.
Bu süre içinde Tahsin Paşa(1) yerine atanan İşkodralı Tahir Paşa’yla, aralarında samimî bir dostluk gelişti. Böylece, konağın ayrılan bölümünde çalışmalarına devam etti.
(1):Tahsin Paşa (Y) // Tâhir Paşa’nın selefleri arasında Hasan Paşa bulunmadığı gibi Tahsin Paşa da yok.
[Tâhir Paşa ve selefleri: Ahmed Nâzım Paşa (1895), M. Şemseddin Bey (1896), Vekil Ferik Şemsi Paşa (1897), Tâhir Paşa (1898) / Abdülhamid’in VALİLERİ, Abdülhamit Kırmızı, 2007, s.89)]
***
O zaman Bitlis valiliği yapmakta olan Tahir Paşa'nın Sultan Abdülhamid'e yazdığı referans mektubunu alan Bediüzzaman, önce kara yoluyla(?) Trabzon'a, oradan da gemiyle İstanbul'a gitti.
Dipnotlar
1. Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin ilk nüfus ve ikamet bilgilerini 1921 yılındaİstanbul'a gelişindedoldurduğu (2) nüfus tezkeresinden öğreniyoruz.
(2):1921 yılındaİstanbul'a gelişinde doldurduğu (Y) // 1921 yılında Dârü’l-Hikmette iken doldurulan / Esâret sonrası İstanbul'a dönüşü, 18 Haziran 1334 (18 Haziran 1918) / Vatana Avdet Belgesi
***
II. Meşrûtiyet Dönemi (1908-1922)
Şam'dan yola çıkan Said Nursî, “Medresetüzzehra”2 adını verdiği üniversite projesini Sultan Reşad'a iletmek amacıyla İstanbul'a gitmeye karar verdi. Kara yoluyla (?) Beyrut'a, oradan da deniz yoluyla İstanbul'a ulaştı.
Medresetüzzehra'nın temeli 1913 yılının yaz aylarında Van ValisiTahir Paşa (3) ve diğer resmî görevlilerin katıldığı bir merasimle Van Gölü kıyısındaki Artemit'te atıldı.
(3): 1913 yılının yaz aylarında Van ValisiTahir Paşa (Y) // Eski Van vâlîlerinden Tâhir Paşa’nın merâsimde bulunma ihtimâli olsa da o târihlerde Van Vâlîsi, Tahsin Bey (Uzer)’dir. / http://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Tahsin_Uzer
***
Said Nursî'yi önce Van'a, sonra Culfa, Tiflis, Klogrif (4) üzerinden Rusya içlerindeki Kosturma'ya (Kostroma) sevk ettiler.
(4): Klogrif (Y) // Büyük Târihçe-i Hayât’ta “Kiloğrif”, Bilinmeyen Taraflarıyla Bedîüzzaman Said Nursî'de “Kloğrif”, Mufassal T.Hayât’ta “Kıloğrif” olarak yazılan kelimenin doğrusu hangisidir? Burası, neresidir, nerededir?
Üçünün de yazılışları yanlış. Doğrusu, Abdurrahmân Nursî’nin hazırladığı “Târihçe-i Hayât” (İctimâî Reçeteler) ve Osmanlıca teksir, “Bedîüzzamân’ın Târîhçe-i Hayâtından: Afyon Mahkemesi Müdâfaâtının Birinci Zeylinin Zeyli, S:49.”da var: “KOLOGRİF”.
“KOLOGRİF (KOLOGRİV)”; Kostroma’ya bağlı.. Volga’ya birleşen Unzha (Unja) Nehri kıyısında küçük bir kasaba..
***
Bediüzzaman, 25 Haziran 1918'de İstanbul'a geldiğinde (6) büyük bir ilgiyle karşılandı. Tanin gazetesi onun İstanbul'a gelişini birinci sayfadan verdi.
(5): 25 Haziran 1918'de İstanbul'a geldiğinde (Y) // Esâret sonrası İstanbul'a gelişi, 18 Haziran 1334 (18 Haziran 1918). 25 Haziran 1918, geliş haberini veren Tanin Gazetesi’nin târîhi!
***
Bediüzzaman'ın Eski Said'den Yeni Said'e geçiş sancıları çektiği bu dönemde, Devlet-iÂliye (6) de yıkılış sancılarıyla kıvranıyordu.
(7): Said Nursî'nin Dârülhikmeti'l-İslâmiye'ye tayin edildiği günlerde Osmanlı Devleti, Mondros Mütarekesi'ni imzaladı. (?) // Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiyye a'zâlığına ta'yîni: 04 Ağustos 1918. Mondros Mütârekesi, 30 Ekim 1918.
***
Müttefik kuvvetler (9), Mütareke'nin sonucu olarak 13 Kasım 1918'de gemilerini Haydarpaşa Limanı'na demirlediler.
16 Mart 1920'de İstanbul'a asker çıkaran İngilizler, hızla payitahtı ele geçirmişlerdi. Müttefik kuvvetlerden (9) İngiltere, İstanbul'u sadece işgal etmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye'de kendi politikalarını destekleyecek bir kamuoyu oluşturmaya da çalışıyordu.
(8): Müttefik kuvvetler (Y) // İ’tilâf kuvvetleri / Müttefik kuvvetler, bizim ve Almanya’nın bulunduğu taraf!