Baskı, dizgi, kâtip hatâları bidâyetten beri hep olagelmiş.. Bilhassa şuarâmız, Fuzûlî’den Ekrem KILIÇ’a bu durumdan hep şikâyet ede gelmişlerdir.. Ba’zan bir nokta, “göz”ü “kör”, ba’zan bir harf, “vâfir”i “kâfir” etmeye yetmiş.. http://www.risaletashih.com/index.php/hzarye/55
Hele yeniyazıya geçildikten sonraki bitmez tükenmez imlâ problemleri tam bir ömür törpüsüdür..
Risâle-i Nûr Külliyâtı da bu musîbetten masûn değildir..
Meselâ; D.H.Örfî’nin 1327(1909) baskısının 32 sayfasında TENBÎH başlıklı yazının hemen ikinci kelimesi, (استفعا) “istif’â” .. İkinci baskıda da ayni.. Acabâ anlamı nedir?.. Anlamsız bir baskı-dizgi hatâsı olmalı ki, 1950’lerdeki teksir nüshada bizzat Hz. Üstâd’ın eliyle, ( استعفا) “isti’fâ” olarak düzeltilmiş. Aşağıdaki elyazısı teksir kupürde açık olarak görülüyor..
Dîvân-ı Harb-i Örfî üzerinden, bir misâl dahâ..
H.1327(1909) baskısı D.H.Ö'de 32. sayfadaki yine ayni yazıda şöyle bir yer var:
“Fakat medeniyyet nev’-i insâniyyetin terakkî ve tekemmüle mâhiyet-i nev’iyyesini kuvveden fi’le çıkmasına hizmet eder. Bu nokta-i nazarda medeniyyeti istememek, insâniyyeti istememekdir.”(s.32)
***
İlk baskıdaki, “Bu nokta-i nazarda medeniyyeti istememek, insâniyyeti istememekdir.”cümlesi, ikinci baskıda; “İşte bu nokta-i nazarda medeniyyeti istemek, insâniyyeti istememekdir.” şeklinde çıkmış. Burada, ilk nüshaya zıd bir ma’nâ husûle gelmektedir ki, bir baskı hatâsı olduğu açıktır.
***
Nitekim; 1950’lerin ortalarına doğru Osmanlıca olarak teksir edilen ve Hz. Üstâd’ın kendi eli ile değişiklikler yaptığı nüshada, yeni düzenleme ile berâber tashih de yapılmış:
“Fakat; medeniyyet nev’-i insâniyyetin terakkî ve tekemmülüne mâhiyet-i nev’iyyesini kuvveden fi’le çıkmasına hizmet eder. İşte, bu nokta-i nazardan, medeniyyeti istemek, insâniyyeti istemekdir..”(s.48)
***
Külliyât’ın yeniyazı ile basımı sırasında son bir düzenleme ile cümle şöyle olmuş:
“Fakat hakîkî medeniyet; nev’-i insânın terakkî ve tekemmülüne, ve mâhiyet-i nev’iyyesinin kuvveden fi’le çıkmasına hizmetettiğinden, bu nokta-i nazardanmedeniyeti istemek, insâniyeti istemektir.”(Târihçe-i Hayât,1958, s.40)
Buraya kadar olan tashih ve değişiklikler; Hz. Üstâd hayâtta iken, yâ bizzat, yâ da onun tensîbi ve nezâreti altında yapılmış ve mes’ele bitmiştir. Zâten Y. Asya ve ekser yayınevleri de bu son şekli esas alıyorlar.
***
Ancak, yeni baskılarda bu değişiklik ve tashihlerle ilgili yeterli bilgi ve belgelerin, dipnotlarla okuyucuya ulaştırılması uygun olacaktır... Bu basit tedbir ihmâl edildiği içindir ki, ba’zı kişi ve gruplar –iyi niyetle de olsa-, bizzat Hz. Müellif’in eli ile veyâ kontrolü altında yapılan değişiklikleri dahî reddedebilmekte, “Risâleler tahrif ediliyor!” yaygaraları ile kafaları karıştırabilmekte ve insanlara fütur verebilmektedirler.
Lutfen; aşağıdaki, iki yayınevi tarafından farklı yayınlanan ayni cümleyi muhâkeme-i akliye ile ve elinizi vicdanınıza koyarak değerlendiriniz: Bunların hangisi, H.1327 veyâ H.1328 baskılarında noktası virgülüne aynen bulunmaktadır.? Ya’nî bu cümleler orijinal midir?
Muhterem Ağabeyim; Risâle-i Nûr'un doğru anlaşılması için doğru ifâde edilmesi gerektiği anlayışı ile mevcûd baskılardaki sehivler üzerindeki canhıraş gayretlerinizi takdîrle takîp ediyorum. Bu meyanda yukarıdaki yazınızda da dikkat çektiğiniz nüsha farklılıklarını ve bu farklılıklar nazara verilerek ba'zı mihraklarca yapılmak istenen "tahrîfat" yaygaralarını göğüsleme gayretlerinize yardımcı olmaya çalışmak, bizler açısından da bir vicdan borcudur. Bu cümleden olarak; yukarıda Tenvir Neşriyât ve Zehra Yayıncılık nüshalarından verdiğiniz cümlelerin başındaki ilk cümleyi de yerine ilâve etmeniz mezkûr nüshalardaki ma'nâ tezâdının anlaşılmasına katkıda bulunacaktır zannediyorum. Ya'nî meselâ Tenvîr Neşriyât'ın ilgili paragrafı şöyle olsa mevcûd tezat dahâ kolay anlaşılacaktır: ""Fakat medeniyet, nev'-i insaniyetin terakki ve tekemmüle, mahiyet-i nev’iyesini kuvveden fiile çıkmasına hizmet eder. İşte bu nokta-i nazardanşimdiki medeniyeti istemek, insaniyeti istememektir.”(İctimâî Reçeteler, Tenvir Neşriyat,1990, s.64)
Selamlar... Mana itibariyle bir teslik olduğu görülmüyor. Tenvir Neşriyat'ın cümleleri doğru akıyor. Ama Zehra Yayıncılık'ta bir problem var gibi. İfadelerin baş tarafına göre hüküm vermek gerekir.
burada üstadın tiksindiği medeniyet yine kendisinin açıkladığı gibi deniyettir... üstad bunu kurana ters bulduğu için onu istemiyor... üatadın taraftar olduğu ve istediği medeniyet ise kuran medeniyeti yani islam medeniyetidir... bütün müslümanlarad bu görüşte olmalıdır...
onun için yayın evlerinin değiştirme yapıp yapmadıkklarına bilmiyorum ama manaca anlatmat istedikleri aynı mesele....
istenilen kuranın ve islamın medeniyeti...
kurana ve islama aykırı olan medeniyet zaten alçaklıktır ve onu da kimse iatemez...
Yorumlar
Risâle-i Nûr'un doğru anlaşılması için doğru ifâde edilmesi gerektiği anlayışı ile mevcûd baskılardaki sehivler üzerindeki canhıraş gayretlerinizi takdîrle takîp ediyorum.
Bu meyanda yukarıdaki yazınızda da dikkat çektiğiniz nüsha farklılıklarını ve bu farklılıklar nazara verilerek ba'zı mihraklarca yapılmak istenen "tahrîfat" yaygaralarını göğüsleme gayretlerinize yardımcı olmaya çalışmak, bizler açısından da bir vicdan borcudur.
Bu cümleden olarak; yukarıda Tenvir Neşriyât ve Zehra Yayıncılık nüshalarından verdiğiniz cümlelerin başındaki ilk cümleyi de yerine ilâve etmeniz mezkûr nüshalardaki ma'nâ tezâdının anlaşılmasına katkıda bulunacaktır zannediyorum. Ya'nî meselâ Tenvîr Neşriyât'ın ilgili paragrafı şöyle olsa mevcûd tezat dahâ kolay anlaşılacaktır:
""Fakat medeniyet, nev'-i insaniyetin terakki ve tekemmüle, mahiyet-i nev’iyesini kuvveden fiile çıkmasına hizmet eder. İşte bu nokta-i nazardan şimdiki medeniyeti istemek, insaniyeti istememektir.”(İctimâî Reçeteler, Tenvir Neşriyat,1990, s.64)
Mana itibariyle bir teslik olduğu görülmüyor.
Tenvir Neşriyat'ın cümleleri doğru akıyor. Ama Zehra Yayıncılık'ta bir problem var gibi. İfadelerin baş tarafına göre hüküm vermek gerekir.
onun için yayın evlerinin değiştirme yapıp yapmadıkklarına bilmiyorum ama manaca anlatmat istedikleri aynı mesele....
istenilen kuranın ve islamın medeniyeti...
kurana ve islama aykırı olan medeniyet zaten alçaklıktır ve onu da kimse iatemez...
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.