Yolcu’ya çok emek ve zaman verildiği belli.. Önemli eksiklik ve yanlışlıklara rağmen takdîre değer bir çalışmaya imzâ atılmış.. Sayın yapımcılar başta olmak üzere emeği geçenlere tebrik ve teşekkürler sunuyorum..
Yeni yeni bilgi ve belgelere ulaşıldıkça dahâ gerçekçi bir Bedîüzzaman biyografisine ulaşılacağı muhakkak.. Ayşe Apa’nın söyledikleri, Yusuf Akçura’nın Kostroma raporu, II. Meşrûtiyet dönemine kadar uzanan kamera görüntüleri önemli kazanımlar..
Göze çarpan bâzı eksiklik ve yanlışlar, yapımcılardan ziyâde, kaynaklardan ve bilgilerine başvurulan kişilerin bilgi eksikliklerinden ileri geliyor olsa da, bu; Belgeselin çok önemli bir eksiği olarak kabûl edilmeli.. Yapılması gereken; kaynaklardaki değerlendirmelerle yetinilmeyip doğrudan, belgelerin yeniden ve doğru değerlendirilmesi cihetine gitmek olmalıydı..
Belgeseldeki bâzı sehiv ve tashihleri şöyle belirtebiliriz:
* Mardin’in yokuşlu dar sokaklarında 20’li yaşlarının başındabir genç adam vardı.. * Mardin’in yokuşlu dar sokaklarında 16-17 yaşlarındabir genç adam vardı..
*9’undan 19’una dek o medreseden bu medreseye savrulmuştu.
* 9’undan 15’ine dek o medreseden bu medreseye savrulmuştu.
Bedîüzzaman Târihçelerine göre icâzetini hadd-i buluğa varmadan almıştır. Çok olsa 15’ine dek olabilir.
* 34 yaşındaömründe ilk kez imparatorluğun başkentine gidiyordu. * 30 yaşındaömründe ilk kez imparatorluğun başkentine gidiyordu.
Dârü’l-Hikmette iken doldurulan nüfus, eşkâl ve ikàmet bilgilerinin bulunduğu Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye Tezkeresine göre doğum târîhi H.1295 - R.1293’tür. 1295 Hicrî ile 1293 Rûmî, ancak Mîlâdî 1878’de (05 Ocak 1878 ile 12 Mart 1878 arası) çakışıyor. Buna göre İstanbul’a ilk gidişi olsa olsa 29. yaşının sonları, 30. yaşının başlarında olur. http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/136-bediuezzamanin-hayatindan-tesbtler
* Kürd Teâvün ve Terakkî Cemiyeti içinde faâliyet gösteriyordu.. (II. Meşrûtiyetin i’lânından sonra) * "Zaman İçinde Bediüzzaman"'da (1910; 120) verilen bilgi ile çelişiyor:
“Said Kürdi’nin derneğin etkinliklerine katılımı, üyeliği gibi konularda bir bilgi yoktur.”
*4 Aralık 1908’de yazdığı Molla Said imzâlı Kürdçe yazıda..
* 5Aralık 1908’de yazdığı Molla Said imzâlı Kürdçe yazıda..
Yazının Rûmî târîhi 22 Teşrînisânî 1324 (M.T.H. 1998, 286). Mîlâdî karşılığı 5 Aralık 1908 olur.
*Bu yazıdan 1 gün sonraŞark ve Kürdistan gazetesinde, Meşrûtiyetten önce Saraya verdiği ve cevap alamadığı bir Dilekçesi yayınlandı..
* Bu yazıdan 3 gün önceŞark ve Kürdistan gazetesinde, Meşrûtiyetten önce Saraya verdiği ve cevap alamadığı bir Dilekçesi yayınlandı..
Yazının neşir târîhi 19 Teşrînisânî 1324 (2 Aralık 1908) olup adı geçen yazıdan 1 gün sonra değil, 3 gün öncedir.(M.T.H. 1998, 286)
*Moskova’nın 500 km. kuzeydoğusunda Volga kıyısındaki Kostroma’ya gidiyordu. *Moskova’nın 330 km. kuzeydoğusunda Volga kıyısındaki Kostroma’ya gidiyordu. http://www.gradkostroma.ru/kostroma/english/
* Kologrif(Kologriv)’de kaldığı 6 aylık sürenin atlanmış olması önemli bir eksiklik sayılmalı.
*Kürdler de o dönem, Kürdistan Teâlî Cemiyetini kurdular. Kurucularından biri de Bedîüzzaman’dı..
* 1) K.T.C’nin kurucularından birinin de Bedîüzzamân olduğunun belgelendirilmesi gerekir. Böyle bir belge gösterilemiyorsa taraflı bir davranış söz konusudur. * 2) Bâzı kaynaklar K.T.C’nin kuruluş târîhini 17 Aralık 1918, bâzıları 30 Aralık 1918 olarak veriyorsa da buradaki 1918’in sehiv, doğrusunun 1917 olması ihtimâli kuvvetli. Çünki; Cemiyetin Nizamnâme-i Dâhilîsi’nin 33. maddesine göre târih 6 Kasım 1917oluyor. Bu târihte ise Bedîüzzamân Rusya’da esârettedir..
(http://kurd-tarihi.blogspot.com/2009/10/kurdistan-teali-cemiyeti-kuruldu-17.html). http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/110-bediuezzamann-esaret-sueresi *(Hürriyet ve İ’tilâf Fırkasıyle imzâlanan) Bu protokole Bedîüzzaman da imzâ atmıştı. * Belge ibrâzı gerekir.
* 1934 Eylül’ünde Barla’dan ayrılıp kendi isteği ile Isparta’ya yerleşti. * 1934 Yaz'ında Barla’dan ayrılıp ...
Kuleönü'lü Hâfız Mustafa'nın mektûbuna göre Isparta'ya getirilişi, Mevlid Kandiline tevâfuk etmektedir (24/25 Hazîran 1934). N. Şahiner'e göre 24 Temmuz 1934 (BTBSN,2006, s.322), MTH'ta (1998, s.958), 1934 yılı Temmuz sonu, Ağustos başlarıdır. http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/136-bediuezzamanin-hayatindan-tesbtler
* Said-i Kürdî … bir irticâ şebekesi meydana getirmiş orda bulunan müridleriyle dâimî muhârebeye girişmiştir.. (Isparta tevkîfâtı).
* Said-i Kürdî … bir irticâ şebekesi meydana getirmiş orda bulunan müridleriyle dâimî muhâbereye girişmiştir.. (Isparta tevkîfâtı). Dil veyâ kalem sürçmesi. Gazete kupüründe, muhâbereye ..
Son zamanlarda Üstâd Bedîüzzamân’ı ve fikirlerini tanıtmak maksadıyle belgesel yapımları hız kazanmış görünüyor.. Eksikliklerine, yanlışlarına rağmen.. Bu gidişâtı hayra yormak lâzım.. Her birinin doğruları alınıp dahâ sahih belgeseller yapılabilir inşâallah..
“Hür Adam” için görmeden bir şey söylemek erken olur..
“Yolcu”yu seyretme imkânım oldu.. Senarist ve yapımcının görüşlerinin az da olsa belgesele sirâyet etmiş olmasını hoş görmek lâzım.. Bunun yanında çok güzel tesbitlerde bulunulmuş, belgeler serdedilmiş.. Bence güzel ve faydalı, tebrîke değer bir eser ortaya konulmuş.. Yanlışı, eksiği yok mu? Var tabîî.. 82 küsûr senelik dolu dolu bir ömrü birkaç sâate sığdırmak mümkün mü?.. Yanlışlara gelince.. Metin yazarı ve yapımcının rolü bir’se, Risâle-i Nûr Câmiasının, doksandokuz olduğunu söylemek mübâlağa olmaz..
Örneklendirelim..
Risâle-i Nur Enstitü’nün internet sitesinden Bedîüzzaman Biyografisine girenler şu cümle ile karşılaşırlar:
“Bu süre içinde Tahsin Paşa yerine atanan İşkodralı Tahir Paşa’yla, aralarında samimî bir dostluk gelişti. ...”(1)
Önceki Biyografi’de yoktu!.. Nereden geldi?.. Kimdir bu Tahsin Paşa?..
Fakîr, hayli uzunca bir süredir ilgililere yazıyorum ki, Tâhir Paşa’dan önce ne Hasan Paşa, ne de Tahsin Paşa isminde bir vâli bulunmamaktadır. Varsa, belgelendirilmesi gerekmez mi?.
Belgelere göre; Tâhir Paşa ve seleflerinin atanma târihleri şöyle: Ahmed Nâzım Paşa (1895), M. Şemseddin Bey (1896), Vekil Ferik Şemsi Paşa (1897), Tâhir Paşa (1898) / Abdülhamid’in Vâlîleri, Abdülhamit Kırmızı, 2007 s. 89 ve 90
Bunca yayınevine, vakıflara, Risale-i Nur Enstitülerine, bunca akademisyenlerine rağmen dünyâ çapında mes’eleleri yüklenmeğe namzed bir câmia 50 senedir sahih bir Bedîüzzaman portresi ortaya koyamamışsa belgeselciler ne yapsın?..
Belgeselin tamamını dikkatle izledim... Kanaatım müspettir... Nur taalebeleri için eksik veya önemli olmayan küçük hatalar hemen görülebilir, görülüyor zaten... Mesela: Hz. Üstad'ın "Size kat'i haber veriyor ve kat'i ihtar ediyorum ki, eğer bu milletin fıtratına münasip bir cereyan vermezseniz, bu vatanı bölersiniz" tarzındaki teşhisleri de nazara verilse yaşanan son hadiseler bakımından çok çarpıcı, çok yerinde bir mesaj olurdu... Ben belgeseli daha çok şu nazarla izledim: Hz. Bediüzzaman'ı fazla tanımayan, duymayan veya yanlış tanıyan birileri izlese acaba onlarda nasıl bir kanaat oluşur?.. Ben, "dost olurlar, hatta Hz. Üstad'a düşman olanların dahi kalpleri biraz yumuşayabilir" diyorum... Onun için emeği geçenlere teşekkürler... NOT: Büyük emeklerle hazırladığım "Risale-i Nur Hizmetkarları AĞABEYLER ANLATIYOR" esrlerimden de istifade edilmiş olması ve bunun jenerikte belirtilmesi beni ayrıca memnun etmiştir. ÖMER ÖZCAN
Yolcu Belgeseli konusunu görünce merâk ettiğim birşeyi sormak istedim. Belgeselin bir yerinde 22 Kasım 1922 (doğrusu düzelttiğiniz gibi 9 kasım)'deki meclisin ilk oturumunu Said Nursî dinleyici lobisinden dinledi diyor ve o oturumda çekilen bir fotoğraf verilmiş. Fotoğrafta dinleyici lobisi de (üst kat) gözüküyor. Ben o fotoğrafı orjinalinden inceledim. Üst katta oturarak dinleyenlerden soldan 7. zât Hazret-i Üstâd'a çok benziyor. Başka inceleyen var mı bilmiyorum çünkü internette bu fotoğrafla ilgili hiçbir konu,yorum görmedim. Sizin de fotoğrafı incelemenizi ve araştırmanızı ricâ ediyorum. Eğer fotoğraftaki Üstâdımız ise şüphesiz çok önemli,târihî bir fotoğraf ve hâtırâ arşive eklenmiş olur. Hayrlı çalışmalar dilerim.
Yorumlar
Son zamanlarda Üstâd Bedîüzzamân’ı ve fikirlerini tanıtmak maksadıyle belgesel yapımları hız kazanmış görünüyor.. Eksikliklerine, yanlışlarına rağmen.. Bu gidişâtı hayra yormak lâzım.. Her birinin doğruları alınıp dahâ sahih belgeseller yapılabilir inşâallah..
“Hür Adam” için görmeden bir şey söylemek erken olur..
“Yolcu”yu seyretme imkânım oldu.. Senarist ve yapımcının görüşlerinin az da olsa belgesele sirâyet etmiş olmasını hoş görmek lâzım.. Bunun yanında çok güzel tesbitlerde bulunulmuş, belgeler serdedilmiş.. Bence güzel ve faydalı, tebrîke değer bir eser ortaya konulmuş.. Yanlışı, eksiği yok mu? Var tabîî.. 82 küsûr senelik dolu dolu bir ömrü birkaç sâate sığdırmak mümkün mü?.. Yanlışlara gelince.. Metin yazarı ve yapımcının rolü bir’se, Risâle-i Nûr Câmiasının, doksandokuz olduğunu söylemek mübâlağa olmaz..
Örneklendirelim ..
Risâle-i Nur Enstitü’nün internet sitesinden Bedîüzzaman Biyografisine girenler şu cümle ile karşılaşırlar:
“Bu süre içinde Tahsin Paşa yerine atanan İşkodralı Tahir Paşa’yla, aralarında samimî bir dostluk gelişti. ...”(1)
Önceki Biyografi’de yoktu!.. Nereden geldi?.. Kimdir bu Tahsin Paşa?..
Fakîr, hayli uzunca bir süredir ilgililere yazıyorum ki, Tâhir Paşa’dan önce ne Hasan Paşa, ne de Tahsin Paşa isminde bir vâli bulunmamaktadır . Varsa, belgelendirilme si gerekmez mi?.
Belgelere göre; Tâhir Paşa ve seleflerinin atanma târihleri şöyle: Ahmed Nâzım Paşa (1895), M. Şemseddin Bey (1896), Vekil Ferik Şemsi Paşa (1897), Tâhir Paşa (1898) / Abdülhamid’in Vâlîleri, Abdülhamit Kırmızı, 2007 s. 89 ve 90
Bunca yayınevine, vakıflara, Risale-i Nur Enstitülerine, bunca akademisyenleri ne rağmen
dünyâ çapında mes’eleleri yüklenmeğe namzed bir câmia 50 senedir sahih bir Bedîüzzaman portresi ortaya koyamamışsa belgeselciler ne yapsın?..
Durum, efkâr-ı âmmeye arz olunur..
(1) http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=SaidNursi&Subsection=Biyografi
B. Tunç
Ben belgeseli daha çok şu nazarla izledim: Hz. Bediüzzaman'ı fazla tanımayan, duymayan veya yanlış tanıyan birileri izlese acaba onlarda nasıl bir kanaat oluşur?.. Ben, "dost olurlar, hatta Hz. Üstad'a düşman olanların dahi kalpleri biraz yumuşayabilir" diyorum... Onun için emeği geçenlere teşekkürler...
NOT: Büyük emeklerle hazırladığım "Risale-i Nur Hizmetkarları AĞABEYLER ANLATIYOR" esrlerimden de istifade edilmiş olması ve bunun jenerikte belirtilmesi beni ayrıca memnun etmiştir.
ÖMER ÖZCAN
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.