50: Hasanîyim, hem de Hüsenîyim .. (Y) // Hasenîyim, hem de Huseynîyim ..
62: maddeden (Y) // maddeten
68: Cumhûriyetten sonra da “Bitlis” oldu. (Y) // Cumhûriyetten önce de Bitlis. 1) Tâhir Paşa'nın Bedîüzzamân'la ilgili olarak Sultan Abdülhamîd'e yazdığı arîzada bulunan mührün hemen üstünde "BitlisVâlisi" yazıyor.
2) Şeyhül'islâm'ın Bedîüzzamân'ın "Mahrec" pâyesi ile taltîfi için pâdişâh'a yazılan arîzada da "Bitlis" (s.449).
3) Dârü’l-Hikmette iken doldurulan nüfus, eşkâl ve ikàmet bilgilerinin bulunduğu Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye Tezkeresinde de "Bitlis" (s.464)
4) "Abdülhamîd’in Vâlîleri" isimli kitâbın (Abdülhamit KIRMIZI, Klasik Yayınları, 2007) 174-
175. sayfalarındaki Osmanlı zamânında basıldığı anlaşılan 20. yy başlarına âid Haritada da “Bitlis”.
75: 1877(Y) // 1878
Tevfik Göksu’nun Bedîüzzamân’ın doğum târihi ile ilgili, Yimisekizinci Lem’a’nın İkinci Emâre’sine hâşiye yapılan bir istihrâcı şöyle:
1) “.. ya’nî arza bastığın zaman ki, cifirce1295 Arabî, 93 Rûmî târîhidir ki, târîh-i velâdetine ve Rus Harb-i müdhişine tevâfukla berâber; ..”
2) Bedîüzzamân Dârü’l-Hikmet'te iken doldurulan nüfus tezkeresi ve eşkâlini bildiren 26 Eylûl 1337-1921 târihli belgede 1293 ve 1295 gibi iki târih bulunmaktadır. Burada 1293 Rûmî, 1295 Hicrîdir.
Mevcud belgelere göre, Üstâd’ın doğum târîhi; ne Târihçe-i Hayât'taki gibi 1873, ne Mustafa Süzen ve N. Şahiner'in iddiâları gibi 1876, ne de A. Feyzi (r.a.) ve A. Kadir Badıllı Ağabeylerin tesbitleri gibi 1877'dir.. 1295 Hicrî ile 1293 Rûmî ancak Mîlâdî (05 Ocak - 12 Mart) 1878'de çakışıyor. (Bu durumda doğumu, Kış aylarına denk geliyor.)
75: "Dârü'l Hikmeti'l-İslâmiyye a'zâlığına ta'yîn olurken" (Y) // "Dârü'l Hikmeti'l-İslâmiyye'dea'zâ iken" / Adı geçen Terceme-i Hâl Varakasının târîhi 17 Teşrînievvel 1337 (17 Ekim 1921)'dir. Üstâd'ın ta'yîni ise 26 Şevvâl 1336, 04 Ağustos 1334 (04 Ağustos 1918)'dir. http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/136-
75: Sayfa altında verilen Müküslü Hamza'ya âid bilgi yetersiz.
96: Âyeti ise, 1309 Hicrî (1892 Mîlâdî) ederek, o târihte umum muhâtabları içinde birisine, ... // Sûre-i Şûrâ'nın ikinci sahîfesinde ise, 1309 ederek o târihte umum muhâtabları içinde birisine, ... [Birinci şuâ']/ Âyet farkı ve {Hicrî (1892 Mîlâdî)}'nin araştırılması..
103: (1892) (?) // (1893) olma ihtimâli dahâ yüksek.
105: doğumu 1294 H. (Y) // doğumu1295 H. / s.464'deki belgeye bknz
120: fotoğraf (?) // Dahâ ileri yaşlara âid gibi görünüyor.
122: Mutasarrıf Nâdir Bey (?) // Mutasarrıf Enis Efendi / Yeni Asya, 01.04.2005, Enstitü sayfası, Portre
141: 1897 – 1918 (Y) // 1897 – 1916 / Üstâd 1916’daki esâret yolculuğundan sonra 1923’e kadar Van’da bulunmamıştır.
143: Van Vâlisi Hasan Paşa (Y) // Hasan Paşa
1) B.T.Hayât,
2) http://msmardin.com/?s=tahir+pa%C5%9Fa,
3) [Tâhir Paşa ve selefleri: Ahmed Nâzım Paşa (1895), M. Şemseddin Bey (1896), Vekil Ferik Şemsi Paşa (1897), Tâhir Paşa (1898) ] / Abdülhamid’in Vâlileri (Abdülhamit Kırmızı, 2007) isimli kitabın 89 ve 90. sayfaları.
143: İşkodralı Tâhir Paşa Yugoslavyalı olup .. (Y) // İşkodralı Tâhir Paşa'nın doğduğu yıllarda İşkodra, Osmanlı'ya bağlıydı.(1913'de elimizden çıktıktan sonra Arnavutluk'a bağlanmış, I. ve II. Cihan Harblerinde kısa süreliğine el değiştirmişse de her seferinde yine Arnavutluk'a verilmiştir. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0%C5%9Fkodra )
157: 1316'nın Hicrî olduğunun belgesi? Hicrî de, Rûmî de olsa 1899, uygun gelmiyor!
169: Ahmed Râmiz'in .. Dîvân-ı Harbteki müdâfaâtını .. neşrettiği zaman mukaddemesinde yazdığı şu yazı .. (Y) // D. H.Örfî'nin 1909'da neşredilen ilk tab'ında Önsöz yok. 1910'daki İkinci tab'ında var.
170:
"Arş-ı kanâat oldu behişt-i gınâ bize
Biz etmeyiz zemîn-i müdârâya ol emîn!
Mansıbların, makàmların en bülendidir,
Vicdânımızca mansıb-ı tahkîr-i zâlimîn."
“etmeyiz” kelimesi burada pek mânâ ifâde etmiyor. Teksir nüshada kalem sürçmesi olmuş olmalı. Kahriyyât’ın 1909 Mısır baskısında ve D.H.Örfî’nin ikinci baskısında “inmeyiz” (birinci baskıda önsöz yok!).
171:
“Âşinâyız, bize bîgânedir endîşe-i mevt:
Adl ü Hak uğruna nezreylemişiz cânımızı.
Ol bize âb-ı hayât âteş-i seyyâl-i memât!
mısrâı ile mukàbele ederdi.”
Bu kısım 1950’lerde teksir edilen (tashihli) bir Os. nüshada aşağıdaki gibi: “Âşinâyız, bize bîgânedir endîşe-i mevt:
Adl ü Hak uğruna nezreylemişiz cânımızı.
mısrâ‘ı ile mukàbele ederdi.
Saîd-i hüşyârın safvet-i rûhunu, besâlet ve şecâatini, fedâkârlığındaki nihâyetsizliği anlamak ve ona ebedî bir râbıta-i aşkla bağlanmak içün , lisân-ı hamâsetinden meşhûr ‘Kahriyyât’ın ezcümle şöyle bir parçasını dinlemek kifâyet eder:
“Sarây”ı, “zindân”ı yık, taşlarını başlara vur,
Yere indir “Güneş”i, “Yıldız”ı eflâke savur.
Ser’-i bîdâdı kopar, kalb-i ta‘dâyı kavur,
Ol bize âb-ı hayât âteş-i seyyâl-i memât! ”
184: .. yedi-sekiz ay geri gitsek 1908'in başı olur (?) // 1907 sonu olma ihtimâli dahâ kuvvetli!.
“… istibdâdlar, merhum Sultân-ı mahlû’a isnâd edildiği hâlde, onun maaş ve ihsan denilen hakk-ı sükûtu kabûl etmedim, reddettim. Hatâ ettim. Fakat, medrese ilmiyle dünyâ malını isteyenlerin yanlışlarını göstermekle hatâ, savâb oldu. Aklımı fedâ ettim, hürriyetimi terk etmedim. Ona boyun eğmedim…”
228: Japon Başkumandanı Mareşal Nogi ..(Y) // 3.Ordu KomutanıGeneral Nogi'nin Mareşal ve Başkumandan olduğunun belgesi?
229: "Hürriyetten bir sene evvel İstanbul'a geldim. O zaman Japonya'nın Başkumandanı, İslâm ulemâsından bâzı suâller sormuştu."(Şuâ'lar) ifâdelerinden anlaşılıyor ki; Üstâd'ın bahsini ettiği İslâm ulemâsına sorulan sorular, Nogi'nin İstanbul'a gelmesinden (1911) evvele âiddir. Muhâtabı da Üstâd değildir. Ayrıca bknz. http://www.risaletashih.com/index.php/tashih-cesitlemeleri/637-
230: Birinci Cihân Harbi'nde .. Japon Başkumandanı onları Tokyo'da yerleştirir. (?) // Japon Başkomutanından General Nogi kasdediliyorsa., Nogi Birinci Harb-i Umûmiden evvel (1912'de) ölmüştür.. Başka bir komutansa, belgelendirilmesi..
237: 1923'de Ankara'da "Yeni Gün" matbaasında bastırdığı .. "Habab" ve "Zeyl-ül-Habab" .. kapaklarında , "Saîd-i Kürdî" ismi.. göründüğü gibi... (Y, ?) // Zikredilen Risâllerden "Habâb(Hubâb)"; Ankara'da "Ali Şükrü" matbaasında, "Zeyl-ül-Habâb" (Zeylü'l-Hubâb); İstanbul'da Necm-i İstikbâl matbaasında basılmışlardır ve müellif'in ismi "Saîd-i Nursî " dir.
237: Mîlâdî 1877 (Y) // 1878
237: yaşı 84'dür (Y) // vefât yaşı 83'dür / Mîlâdî takvime göre ömrü en fazla 82 yıl, 2 ay, 18 gün oluyor.
237: 1294-1379 ömrü 86 olur. (Y) // 1295 -1379 vefât yaşı 85 olur. / Hicrî takvime göre ömrü en fazla 84 yıl, 8 ay, 24 gün oluyor.
248: 7 Nisan 1909 (?) // Belge?
253: 14 Nisan (Y) // 13 Nisan
285: 1911 – 1912 (Y) // 1909 - 1910 / Köprü’nün 2004/86 sayısındaki belgeler tedkik edildiğinde 1327 ve 1328 târihlerinin Hicrî olduğu, yâni ilk baskının 1909’da, ikinci baskının 1910’da yapıldığı ortaya çıkıyor.
286:
Şark ve Kürdistan ... Kürdler neye muhtaçtır (Y) // Şark ve Kürdistan ... Kürdler yine muhtacdır / BTBSN-2006, s.92 Volkan 21 Mart 1324 (Y) // Volkan1 Mart 1325
303: 31 Mart Olayı'nda Bedîüzzamân'ın, gazetelerde çıkan nasîhatlerinden sâdece bir kısmı.. denilen başlık altına 19 Eylûl 1324 - 2 Ekim 1908 târihli "Hürriyet'e Hitâb"ın konulması yanlış olmuş.
303: 4 Nisan 1325 – 17 Nisan 1909 (?) // Os. küpürün sonunda, 2 Nisan 1325.
323: (1907 ve 1908 Milâdî) (Y) // (1908 ve 1909 Mîlâdî)
326: ..1911 – 1912 (Y) yıllarında iki def’a tab’..// 1909 – 1910 .. / Köprü’nün 2004/86 sayısında sayın Selim Sönmez’in neşrettiği belgelere göre birinci ve ikinci baskıların üzerideki 1327 ve 1328 târihleri Hicrîdir.
339:
Muhterem A. Badıllı, “.. Şam'da bir hafta içerisinde iki def'a basıldığı ..” şeklindeki ifâdeleri pek güvenilir bulmamakta haklı. A. Nazif Ağabey’in yaptığı teksirde “Kırkküsur sene evvel okunmuş ve iki def’a tab’ edilen Arabî ..”deniliyor. Kesin târih ve yer belirtilmiyor.
“Buna göre H.Şâmiyye’nin birinci tab’ı 1911’de, 'Devâü’l-Ye’s' zeyli ile birlikte basıldığı gibi, ikinci tab’ı da bir sene sonra 1912’de 'Teşhîsu’l-İllet' zeyli ile berâber basılmış oluyordu.” ifâdesi ise tatmin edici değil..
341: Buradaki klişeden “El-Hutbetü’ş-Şâmiyye”nin “Devâü’l-Ye’s” zeyli ile berâber basıldığı anlaşılıyor. Klışenin yanındaki nota göre bunun 1911 baskısı yâni ilk baskı olması lâzım ama üzerinde “İkinci Tab'ı” yazıyor (?). Zâten1330 Hicrînin sâdece 10 günü 1911’e âid. Bu 10 gün içinde basıldığının belgesi belirtilmemiş. İlk baskının da 1912'de yapılmış olması dahâ akla yakın.
BTBSN-2006 s.147'deki klışede, baskı yeri ve târihi ayni olduğu hâlde “ ve Teşhîsu'l-İllet” zeyli de dercedilmiş. O da "İkinci tab’ı" (?)
365: VâliTâhir Paşa (Y) // VâliHasan Tahsin (Uzer)
372: 19 Şubat 1330 (Y) // 19 Şubat 1331
372: Diyarbekir Vâlisi Cevdet Bey'in Evinde (Y) // Diyarbekir'de Van Vâlisi Cevdet Bey'in Evinde
372: (264) numaralı dipnotun kaldırılması..
374: 19 Şubat 1331; 27 Rebîülâhir 1334; 3 Mart 1916
385: "...Molla Abdülmecid berâberinde götürüp , Bedîüzzamân'ın dostu ve ahbâbı Diyarbekir VâlisiCevdet Bey'in evinde tebyiz etmiştir." (Y) //
İşârâtü'l-İ'câz'da durum: "Diyârbekir'de,Van Vâlîsi Cevdet Beyin evinde 19 Şubat 1330 (Y) [doğrusu 1331] târîhinde Cum'a gecesi bu tefsîrin ilk Arabî nüshasını tebyiz ederken, Saîd'in Küçük Kardeşi, ..."
386: 1916 Şubat'ına (Y) // 1916 Mart'ının 3'üne
392: Sibirya (Y) // Rusya İçleri
393 vs: Sibirya (Y) // Kostroma / Rusya / Üstâd’ın kendi te’lîfi olan metinlerde Sibirya’da bulunduğuna dâir hiçbir şey yok!. Kostroma’nın Sibirya ile alâkası bulunmadığını bir ilkmektep coğrafya atlasında bile görmek mümkün.
İnternetteki şekliyle “KOLOGRİV veyâ KOLOGRİF”, Abdurrahmân Nursî’nin hazırladığı “Târihçe-i Hayât” (İctimâî Reçeteler) ve Osmanlıca teksir, “Bedîüzzamân’ın Târîhçe-i Hayâtından: Afyon Mahkemesi Müdâfaâtının Birinci Zeylinin Zeyli, S:49.”da “قولوغريف KOLOGRİF”. Kostroma’ya bağlı. Volga’nın büyük bir kolu olan Unzha(Unja) Nehri kıyısında küçük bir kasaba..
Dr. M. Âsaf Dişçi'nin hâtırâlarına göre Üstâd esâret süresinin 6 ay kadarını burada geçirmiş: "İşte Bedîüzzamân'ı orada gördüm. Kosturma eyâletinin Kilogrif (doğrusu, Kologrif- B.T.-) kasabasındaydı. Dahâ sonra onu içerlere, büyük esirler kampına, Kosturma içlerine sevkettiler. Birlikte altı ay kadar kalmıştık." ("Son Şâhidler-I" N. Şahiner)
399: Nikola Nikolaviç (?) // Hâdise kesin, yer ve kumandan belirsiz. Zayıf da olsa, Çar II. Nikola olma ihtimâli de var / A. ÖZER, Sızıntı 1996-215
400: Çar'ın dayısı (Y) // Rus Kafkas orduları başkumandanı Grandük Nikola Nikolaviç; Çar II. Nikola'nın dayısı değil, babası III. Aleksandır'ın amcaoğlu..
416: İstanbul’a ayak basışı olan 25 Haz. 1334 Rûmî, 8 Temmuz 1918 (Y) // 18 Haz. 1334 – 1918 / 25 Haz. Tanîn Gazetesinin haber târîhi, ayak basışı değil! Vatana Avdet belgesinde 18 Haz. kaşesi var. http://www.risaletashih.com/index.php/hzarye/58-
426: Hicrî 19 Ramazan 1336, Rûmî 25 Haziran 1334, Mîlâdî 8 Temmuz 1918 (Y) // Karşı sayfadaki küpürün sağ üst köşesine çok dikkatli bakılırsa, “16 Ramazan 1336, 25 Haz. 1334 – 1918” târihleri okunabiliyor.
431: 8 Temmuz 1918 - 19 Kasım 1922 (Y) // 18 Hazîran 1918 - ? 1922
434: 1921 senesi Ekim ayı (?) // Lemaaât'ın 1921'de te'lif (1339 Ramazan ve Bayram hilâlleri arası, 9 Mayıs - 7 Hazîran ) ve tab' edildiği kesin ama Ekim ayında olduğunun belgesi?
436: Ankara'da tab edilen Habab ve Zeyl-ül- Habab (Y) // Zeyl-ül-Habab İstanbul'da basılmıştır.
436: Isparta'da tamamladığı Nûr'un İlk Kapısı (?) / Belge
436: 1926 (Y) // 1927
439: 16 Şubat 1920 (Y) (?) //
30 Ekim 1918 Mondros Mütârekesinin sonucu olarak 13 Kasım 1918’den i’tibâren İ’tilâf Devletlerinin kuvvetleri İstanbul'da bulunmakta idiler. Pâdişah Hükûmeti'nin her hareketini yakından ta’kip ediyorlardı. Meclis-i Meb’ûsân, 28 Ocak 1920 târihindeki gizli oturumunda "Ahd-i Millî" olarak Mîsâk-ı Millî kararlarını aldı ve kararlar bütün meb’uslar tarafından imzâlandı. 17 Şubat 1920 târihli oturumunda da bu karârın basında yayınlanması ve bütün yabancı parlamentolara bildirilmesi kararlaştırıldı. Bu gelişmeler üzerine İ’tilâf Kuvvetleri; 15 Mart'ta, 150 Türk aydınını tevkif etti. 16 Mart 1920 sabâhı Şehzâdebaşı karakolu basıldı. 18 Mart 1920'de İngilizler, meclisin etrâfını makineli tüfeklerle sararak, toplantı hâlinde bulunan milletvekillerinden ba’zılarını tutuklayarak ve sürükleyerek götürdüler. Şehir fiilen ve resmen askerî işgàle ma’ruz kaldı. Böylece, son Osmanlı Meclis-i Meb’ûsânı düşman süngüsü altında zorla kapatıldı.
445: 1922 yılının 26 Kasım Kurban Bayramı (Y) // 1922 yılının Kurban Bayramı 4 Ağustos(10 Zi'lhicce 1340)
446:
26 Ağustos 1918 (Y) // 13 Ağustos 1918 (?) / 19 Ağustos 1334 târihli "Cerîde-i Sôfiyye" nin haberine göre Dârü'l-hikmet'in açılış merâsimi 12 Ağustos 1334(1918) Pazartesi oluyor.
Yeni Asya Gazetesinden M. L. Salihoğlu'nun 01.12.2008 târihli e-mail ile verdiği bilgi:
Sadık Albayrak’ın beş çiltlik Son Devir Osmanlı Ulemâsı isimli eserinin 4. cilt 271-72. sayfalarında şu bilgiler yer alıyor:
4 Ağustos 1334 târihinde İrâde-i Seniyye ile Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiyye âzâlığına tâyin olunmuştur. ["Me'mûrîn ve ... Terceme-i Hâllerinin Tahlîline Mahsus Varakadır" belgesinde; 26 Şevvâl 1336]. Âzâlık müddeti dört sene üç ay devam etmiştir.
Bu devirde, hükümetlerin düşmesiyle, Şeyhülislâmlar da değişiyor ve Dârü'l-Hikmet âzâları da değişiyordu. Bedîüzzaman ise, devamlı olarak baştan sona âzâlıkta bulunmuştur.
1 Eylûl 1918 (Y) // 19 Ağustos 1918
449: Dârülhikmete alınması husûsunda (Y) // Mahreç pâyesi ile taltîfi için
450: 9 Ekim 1921 (Y) // 21 Eylûl 1921
453: 1923 Mayısı ve Hazîrânında (Y) // 1923 yılı Nîsânında
461:
1923 Mayıs ve Hazîran’ında (Y) // 1923 Nisân’ında
1918 Temmuz’unda (Y) // 1918 Hazîrân’ının 18'inde
462: 26 Ağustos 1918 (Y) // 12 Ağustos 1918 (1334)
25 Ağustos 1918 (Y) // 11 Ağustos 1918 / açılış merâsiminden 1 gün önce.
25 Ağustos 1918 (Y) // 12 Ağustos 1918 / açılış merâsiminin yapıldığı gün.
1 Eylûl 1918 (Y) // 22 Ağustos 1918
29 Kasım 1918 (Y) // 16 Teşrînisânî (Kasım) 1918
15 Ocak 1919 (Y) // 2 K.evvel (Aralık) 1918
1 Şubat 1919 (Y) // 18 K.evvel (Aralık) 1918
464: Nüfus, eşkâl ve ikàmet bilgilerini hâvi Devlet-i Aliyye-i Osmâniyye Tezkeresi târîhi: 26 Eylül 1337 (26 Eylül 1921)
487: 7 Mart 1920 (?) // Belge?
517: 7 Mart 1920 (Y) // 22 Şubat 1920
518: [4 Mart 1330 (?) – 17 Mart 1920] (?) //
519: 9 Mart 1920 (Y) // 22 Şubat 1920
531: 19 Kasım 1922 (Y) //
N.Şahiner, "Kurban Bayramından bir hafta kadar evvel Ankara'ya gitti" diye yazıyor (Kurban Bayramı 4 Ağustos 1922). Ama vesîka ibraz etmiyor. Herhâlde Abdülganî Beyle ilgili hâtırâya dayanıyor olmalı.
Abdülkadir Menek, Kasım ayı başlarında diye yazmış. “Yarın Saîd’in başı kesilecek” hâdisenin Ankara'da geçtiği sâbitse, N.Şahiner'inki dahâ mâkul oluyor.
531: 19 Kasım 1922 - 30 Hazîran 1923 (Y) // ? 1922 - 17/21 Nisan 1923
26 Kasım olması lâzım (Y) // 1922 Kurban Bayramı, 4 Ağustos
541: 3 Mart 1923 (Y) // 3 Mart 1924
547:
19 Kasım 1922 (Y) // ?
22 Kasım 1922 (Y) // 9 T.sânî (Kasım) 1922
549: [19 K.sânî 1338 (1 şubat 1923)] (Y) // 19 K.sânî 1339 (19 Ocak 1923)
559: 22 Kasım 1922– 30 Hazîran 1923 (Y) // 9 Kasım 1922 – 21 Nîsan 1923
563: Üstâd'ın ona, Reisicumhur seçildikten sonra söylediği nasîhatleri .. (?) // Vâkıa mutâbakat yok. Cumhûriyet'in îlânı 29 Ekim 1923, Üstâd'ın Ankara'dan ayrılışı 17/21 Nisan 1923.
561: 1923 Şubatı başlarında (Y) // 1923 Ocak sonlarında
563: Sayfa altındaki târihler?
564: 30 Nisan 1923 (Y) // 17 Nisan 1923 Buradaki 17 Nisan 1339 da pek güvenilir görülmüyor.. Yanlış bir okuma sözkonusu olsa gerek.. Belge aslının kopyasındaki târihin doğru okunuşu, 17 Şubat 1339 (17 Şubat 1923) olmalı. (Mufassal T. Hayât 1998, s.569)
565:
30 Nisan 1923 (Y) // 17 Nisan 1923 (17 Nisan 1923 (Y) // 17 Şubat 1339)
4 Mayıs 1923 (Y) // 21 Şubat 1923
566: Buradaki Mîlâdî târihler?
4 Mayıs 1923 (Y) // (12. 9. 1339) 12 Eylûl 1923
19 Kasım 1923 (?) // Belge?
22 Aralık 1923 (?) // Belge?
25 Aralık 1923 (?) // Belge?
15 Aralık 1925 (Y) // 2 Aralık 1925
567:
12/12/1925 (Y) // 29/11/1925
19 ay (?) // Belge?
572: yedibuçuk aylık Ankara.. (?) // Belge?
575:
19 Kasım 1922 (?) // Temmuz 1922 sonları / Kasım başı
22 Kasım 1922 (Y) // 9 T.sânî (Kasım) 1922 1 Şubat 1923 (Y) // 19 Ocak 1923
30 Nisan 1923 (Y) // 17 Nisan 1923
3 Mart 1923 (Y) // 3 Mart 1924
576:
dört ay (?) // Belge?
30 Haziran 1923 (Y) // 17 Nisan 1923'e yakın günlerde
13 Temmuz (Y) // 21 Nisan 1923 30 Hazîrân (Y) // 17 Nîsan
588: 1897’de Van’a gitti. .. Vâli Beyin Konağında kalmağa başladı. (?) // Belge?
Ankara mevkıfından Gebze (Gekbôze, Gekbûze, Genbûze, ..) mevkıfına..
21/4/39 (21/4/1923) târihine kadar mu’teberdir.
Saîd-i Kürdî Efendi’ye mahsustur.
Yalnız - bir - kişi içün mu’teberdir.
17/4/39 (17/4/1923) târîhinde i’tâ olunmuştur.
Hâmilin imzâsı
SAÎD
643: Hazîran 1923 - 25 Şubat 1925 .... 21 ay (Y) // Hazîran (muhtemelen Mayıs) 1923 - 25 Şubat 1926 .... en az (21 + 12) ay
664: Şeyh Said hâdisesinin hitâmına yakın bir zamâna kadar (Y) // Şeyh Said hâdisesinin hitâmına kadar / Üstâd'ın sürgün edilmesi 1926 Şubat sonu - Mart başı.
670:
15 Mayıs 1923 (Y) // 21 Nisan 1923 Ankara’dan ayrılış (muhtemel son târih)
17. 4. 1339 (14 Mayıs 1923) ’a kadar (Y) // 17. 4. 1339’dan (17 Nîsan 1923'den) – 21.4. 1339’a (21 Nîsan 1923'e) kadar
671: 25 Şubat 1925 (Y) // 25 Şubat 1926
679: 1918 Temmuz’undan 1922 Kasım’ına kadar (Y) // 1918 Haziran ortalarından 1922 Temmuz sonlarına veyâ Kasım başlarına kadar
698: (1925 İlk Aylar) (Y) // (1926 İlk Aylar)
699: 1925 (Y) // 1926
701: 10 Şubat 1925 (Y) // 10 Şubat 1926 olabilir / Şeyh Said İsyânı 13 Şubat 1925
703: 21 (Y) // en az (21+12) / "Zaman İçinde Bedîüzzaman (2010, s. 294 ..) "daki Van'a 1924 Sonbahârında vardığı iddiâsı doğru ise iş değişir.
713: 1925 (Y) // 1926
714: 21 (Y) // en az (21+12) / "Zaman İçinde Bedîüzzaman (2010, s. 294 ..) "daki Van'a 1924 Sonbahârında vardığı iddiâsı doğru ise iş değişir.
715: 1925 (Y) // 1926
718: 28 ay sonra (Y) // en az (28+12) ay sonra / "Zaman İçinde Bedîüzzaman (2010, s. 294 ..) "daki Van'a 1924 Sonbahârında vardığı iddiâsı doğru ise iş değişir.
719: 1925 (Y) // 1926
720: Murâdiye Kazâsı (?) // Kaza olduğuna dâir bir belgeye ulaşılamadı. O zamanlar belki nâhiye imiştir.. Şimdi Manisa Merkeze bağlı bir kasaba (belde).
733: Bu sayfada, Üstâd'ın bir zâta hediye ettiği Cevşenülkebîr üzerindeki târihlerin yanlışlığı çünkü o târihlerde Üstâd'ın Burdur'da bulunamıyacağı isbât edilmeğe çalışılmış. Yukarıdaki tesbitlerde görüldüğü üzere zikredilen târihde (11 T. sânî 1926) Üstâd Burdur'da bulunmaktadır.
Rûmî Takvimden Mîlâdî Takvime intikàl eden; (Teşrînievvel, T.sânî, Kânûnievvel, K.sânî) isimleri de 10 Ocak 1945’e kadar aynen kullanılmıştır!
739: 25 Ocak 1926 (Y) // 25 Ocak 1927
744: 1926 (Y) // 1927 1 Kasım 1925 (Y) // 17 Ekim 1925
745: 1926 (Y) // 1927 Şubat 20 (1926) (Y) // Mart 1 (1927) / Belge: 9.1.2011 târihli Zaman Gazetesi'nde Abdullah KILIÇ tarafından yayınlanan, zamânın İçişleri Bakanı Şükrü KAYA'nın üst makàmlara arz ettiği rapora göre;Bedîüzzamân'ın, 1 mart 1927 târih ve 81 numaralı tahrîrâtla Barla'da ikàmete mecbûr edildiği anlaşılmaktadır.
759: 16 Mart (Y) // 3 Mart 8 Aralık (Y) // 25 Kasım 3 T. sânî (Y) // 30 T. Sânî 14 Aralık (Y) // 30 Kasım
866: 1926 - (Y) // 1927 -
877: 8,5 (Y) // yaklaşık 7,5
904: 1925 (Y) // 1926
929: 1925 (Y) // 1926 1926 (Y) // 1927
930: 1926 (Y) // 1927
931: 1926 (Y) // 1927
936: 1926 - (Y) // 1927 -
954, 961: Feyzi (Y) // Fevzi sekiz sene, (Y) // yedi sene,
964: gayyur (Y) // gayûr
966: 16 Nisan (Y) // 15-16 Mart (10 Zilhicca 1353) rahatsız olduğum (Y) // rahatsızlığım Bayramı'nda (Y) // Bayramı'na kadar
967: gücenmeyiniz (Y) // gücenmeyesiniz Bayramı'nda (Y) // Bayramı öncesi
980: 25 (Y) // 26 on sene (Y) // dokuz sene
2144: Mîlâdî 1960, 1379 Ramazan ayının yirmibeşini yirmialtıya bağlayan gece sâat 03.00 sıralarında vefat ettiği, .. (?) // Mîlâdî 1960 Martı'nın 22'sini(Salı) 23'üne(Çarşanba) bağlayan gece sâat 03.00 sıralarında (25 Ramazan 1379, Çarşanba gecesi) vefât ettiği, ..
2194: 10 (Y) Muharrem // 17 Muharrem
Not:
Van'dan sürgün ediliş:
* "Meselâ, bu bîçâre Said, Van’da ders-i hakàik-i Kur’âniye ile meşgûl olduğum miktarca, Şeyh Said hâdisâtı zamânında vesveseli hükûmet, hiçbir cihette bana ilişmedi ve ilişemedi. Vaktâ ki; neme lâzım dedim, kendi nefsimi düşündüm, âhiretimi kurtarmak içün Erek Dağında harâbe mağara gibi bir yere çekildim. O vakit sebepsiz beni aldılar, nefyettiler; Burdur’a getirildim. (Lem'alar)"
* “İsyan hitâmında Şark’ın ileri gelenlerini uzaklara ikàmete nakilleri münâsebetiyle, .. (MTH,1998 s.660 S. Çelebi)
Bu ifâdeler Bedîüzzamân'ın sürgün hâdisesinin Şeyh Saîd isyânı ile ayni devrede değil isyandan hayli sonra olduğunu gösteriyor. Aşağıdaki ifâdeler de Meşîhat yangınında İstanbul'da bulunduğunu:
* "Ben menfî olarak İstanbul’a getirildiğim vakit bir zaman Meşihat-ı İslâmiye dairesinde bulunan Dârü’l-Hikmeti’l-İslâmiyedeki hizmet-i Kur’âniyeye çalıştığım için, o alâkadarlık cihetinde, "Meşihat dairesi ne haldedir?" diye sordum. Eyvah! Öyle bir cevap aldım ki, ruhum, kalbim ve fikrim titrediler ve ağladılar. Sorduğum adam dedi ki: "Yüzer sene envar-ı şeriatın mazharı olmuş olan o daire, şimdi büyük kızların lisesi ve mel’abegâhıdır." İşte o vakit öyle bir hâlet-i ruhiyeye giriftar oldum ki, dünya başıma yıkılmış gibi oldu. Kuvvetim yok, kerametim yok; kemal-i me’yusiyetle ah vah diyerek dergâh-ı İlâhiyeye müteveccih oldum. Ve bizim gibi kalbleri yanan çok zatların hararetli ahları, benim âhıma iltihak ettiler. Hatırıma gelmiyor ki, acaba Şeyh-i Geylânî’nin duasını ve himmetini, duamıza yardım için istedim mi, istemedim mi? Bilmiyorum. Fakat her halde o eskiden beri nurlar yeri olmuş bir yeri zulmetten kurtarmak için, bizim gibilerin ahlarını ateşlendiren onun duasıdır ve himmetidir. İşte o gece Meşihat kısmen yandı. (S.T.Gaybî)" * Kaynaklar bu yangının 1926'da olduğunu gösteriyor:
Sadece okuyorum. Ağzım bir karış açık, ağabey ve düşünüyorum. Bunca yıl ben nasıl şuursuzca okuma yapmışım.Allah cc ilminizi arttırsın. Ağabey ellerinizen öperim.Duaya muhtaç kardeşiniz Kutalp...
Yorumlar
Bunca yıl ben nasıl şuursuzca okuma yapmışım.Allah cc ilminizi arttırsın. Ağabey ellerinizen öperim.Duaya muhtaç kardeşiniz Kutalp...
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.