tehdîdiyle, öyleleri münâfık gibi ehl-i îmânın hayât-ı içtimâiyelerini böyle işâalarla ifsad ediyorlar, ifâde ediyor. Ve bilhassa böyle gıybet ehl-i nâmus ve ehl-i haysiyet hakkında olsa ve bilhassa ehl-i ilim hakkında olsa ve bilhassa akıldan hâriç bir tarzda olsa... Meselâ, nâmuslu bir zat, kendi gàyet yakışıklı, her cihetle mükemmel ve âilesine kemâl-i itimadı olduğu hâlde, hiçbir cihetle ona mukàbil gelemeyen ve onun hizmetkârı hükmünde ve ona nispeten çirkince bir insan ve dünyâda onların içtimâını hiçbir fıtrat ve vicdan kabul etmediği bir sûrette, o bîçâre âilesini o sûretle gıybet etmek, bu nevi gıybetin en şenîidir. Böyle eşna’ gıybetin sebebi, olsa olsa, insanın dest-i ihtiyârında olmayan bir muhabbet vâsıtasıyla, yine kadınların kıskançlığından ve habbeyi kubbe görüp ve kendi iffetini göstermekle başkasını itham etmek nev’inden bu nevi şâyialar meydan alıyorlar. Bu işâadan tevbe etsinler; yoksa kahr-ı İlâhî gelmesi kaviyen memuldür. Öyle iftira edenler, böyle iftiraya ma'ruz kalacakları, cezâ-yı amelleri olmak ihtimâlini düşünsünler! Son Güncelleme (Cuma, 18 Kasım 2011 16:44)
YST2009
Designed by i-cons.